Ziya Gündüz

Ziya Gündüz

Makaleler
[email protected]

Siyaset Yapan Herkes Temiz Bir Dil Kullanmalı!

31 Mart 2021 - 10:08 - Güncelleme: 07 Nisan 2021 - 15:42

İshak SAĞLAM:''Siyaset yapan herkes temiz bir dil kullanmalı!''
Röportaj:Ziya Gündüz


HÜDA PAR, kuruluş amacını şu cümlelerle belirtmektedir: “Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde
içi boşaltılmış olan ve aslında bizi biz yapan insanî ve İslami değerleri yeniden ihya etmek ve yaşanılır kılmak gayretindeyiz.” Kurulduğu ilk günden beri büyük bir dikkatle takip ettiğim
günümüz siyasetini Kur’an ve Sünnet ışığında yapmaya çalışan HÜDA PAR Genel Başkanı
İshak Sağlam ile HÜDA PAR’ı ve gündemdeki birçok konuyu konuştuk. İshak Sağlam:
“Sistemi Adalet üzerine ikame etmek isteyen, işlerin istişare, liyakat ve ehliyet esasına göre
yapıldığı bir yönetim vaat ediyoruz” dedi.

Röportaj: Ziya Gündüz

Öncelikle Başkanım şu sorudan başlayalım: Vatandaşlar HÜDA PAR’a neden oy
vermelidir?

Bismillahirrahmanirrahim
Öncelikle şahsınızda bütün okurları saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Siyaset sahnesine çıkan tüm partiler halkın desteğini isterken belirledikleri ilkeler ve parti
programı çerçevesinde tercih edilme nedenlerini izah ederler. HÜDA PAR’ı diğer partilerden
ayıran özelliği, başka bir deyişle, alemet-i farikamız; sorun ve sıkıntıların kaynağına inerek
çözüm arayışına girmemizdir, diyebilirim.
Ekonomi konusunda diğer partiler faiz politikası üzerinde konuşurken biz, sorunun kaynağının faiz olduğunu, faizsiz bir ekonomi modeline geçilmesi gerektiğini söylüyoruz. Diğer partiler ülkenin iyi idare edilmediğini dile getirirken aynı sistem içerisinde kendileri yönetime talip oluyorlar.
Biz idare biçiminin düzeltilmesi gerektiğini, maneviyattan soyutlanmış, milletin inanç değerlerine sırtını dönmüş bir yönetim modeli olduğu sürece insanların değişmesiyle sorunların hal olamayacağını söylüyoruz.Bunun için sistem alternatifi bir partiyiz diyoruz. Sistemi Adalet üzerine ikame etmek isteyen,işlerin istişare, liyakat ve ehliyet esasına göre yapıldığı bir yönetim vadediyoruz.
Pansuman tedbirler değil, sorunların esasına inip külli çözümler öneriyoruz. Batıdan ithal uygulamaları değil, 14 asırlık medeniyet değerlerimize uygun bir sistemi öneriyoruz. Toplumun tüm sorunlarının çözümü buradadır. Halkımız bunu gördüğü zaman buna teveccüh edecektir.

Ümmetin Genel Maslahatını Önceleriz

HÜDA PAR’ı diğer partilerden farklı kılan nedir?

Aslında birinci soruya verdiğimiz cevapta farkımızı da ortaya koymuş olduk. Yeryüzünde
yaşayan hiçbir toplumun sorun ve sıkıntıları birbirine tam olarak benzemediği gibi bunların
çözüm yolları da aynı olamaz. Çözüm 14 asırlık tarihimizde vardır. Yapılan tüm işlerde adalet merkeze alınmalı ve çalışmaların öznesi insan olmalıdır, diyoruz. Görünürde aleyhimizde de olsa adaleti ayakta tutmak için Ümmetin genel maslahatını önceleriz. En bariz farkımız budur diyebiliriz.

Yeni Anayasa Bütün Vatandaşları Kucaklamalıdır

Yeni Anayasa çalışmaları hakkında düşünceleriniz ve tavsiyeleriniz nelerdir?

Mevcut anayasa toplumumuzun sosyolojik, kültürel, psikolojik ve de manevi değerleri ile
uyuşmamaktadır. Mevcut anayasanın sorunlu yönlerini kamuoyu ile birlikte tartışmak, sürece katkı sağlayacaktır. Bu durum tüm partilerin, topluma karşı sorumluluğudur.
Milletin kahir bir ekseriyeti 1982 Anayasasından müştekidir.
Milletin müşteki olduğu konuların bir kısmı anayasada bulunan hükümlerden kaynaklanmaktadır. Söz konusu maddeler temel insan haklarının kullanılmasına engel hükümler barındırmaktadır. Anayasada güvence altına alınmadığı için de bazı temel insani haklarda sorun yaşanmaktadır. Anayasada güvence altına alınmadığı için hükümetler ve idari mekanizmalar değişik nedenlerle temel hakların kullanılmasında sıkıntı çıkarmaktadır. Bu nedenle yeni yapılacak anayasada temel insan haklarının kullanılmasına engel teşkil eden hususlar bulunmamalı, anayasada güvence altına alınmadığı için müdahaleye maruz kalan hususların da mutlaka anayasal güvenceye alınması gerekmektedir.

Bu anayasa tamamen yeni, sivil ve adil bir anayasa olmalıdır; devletin temeli adalettir, devlet teşkilatlanmasının en temel ilkesi de adalet olmalıdır. Yeni anayasa ideoloji dayatmamalıdır.
Vatandaşlık tanımı etnik aidiyete göre yapılmamalıdır. Hiç kimse inancına aykırı
davranmaya zorlanmamalıdır. Yeni Anayasa bütün vatandaşları kucaklamalıdır. Bu değişiklik iradesi bir fırsattır, herkes üzerine düşeni yapmalıdır, diye düşünüyoruz.

Türkiye AB Üyesi Olma Hayalinden Vazgeçmelidir

Hükümetin dış politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dış politika dediğimizde her bir konu başlığının tek başına birçok boyutu bulunmaktadır. Bu
nedenle tümden bir yaklaşımla dış politikayı değerlendirmek mümkün değildir. Ancak Son
zamanlarda Akdeniz’deki arama çalışmaları, Libya ile MEB anlaşmaları olumlu gelişmelerdir
diyebiliriz. Halkımızın ülke içinde ve dışında sahip olduğu kaynakların korunması ve en iyi
şekilde değerlendirilmesi konusunda her türlü çaba sarf edilmelidir.
Yine Mısır ile diplomatik ilişkiler; Mısır halkını darbecilere ezdirmeme ve daha insani şartlara kavuşmasına yardımcı olacak şekilde geliştirilebilir. Mısır’ın Siyonist rejim ile MEB anlaşması yapması yerine Türkiye ile anlaşma yapması her iki ülke için de, genel olarak İslam Ümmeti için de daha hayırlı olacaktır.

Türkiye AB üyesi olma hayalinden vazgeçip İslam dünyası ile siyasi ve ekonomik ilişkiler ve
birlikler kurmaya yönelmelidir. D8, küresel emperyalistlerin etkisiyle giderek etkinliğini ve
varlığını tüketiyor. Bu çalışmalar genişletilerek daha güçlü birliklere dönüştürülmelidir.
Suriye ve Irak sorununda Türkiye önemli bir konumdadır; emperyalist devletleri buraya dahil
etmeden, bölge ülkeleri ile birlikte sorunu çözmek için gayret göstermelidir.

İstanbul Sözleşmesi Yıllardır Halkımıza Dayatılan Bir Batı Projesiydi

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul Sözleşmesi yıllardır halkımıza dayatılan bir Batı projesiydi. Sözleşme aile yapımızda büyük tahribatlar yapabilecek düzenlemeler içermekteydi. Bir takım kalıcı hasarlar da oluşturdu.Aile kurumumuzu yok etmeye ayarlanmış bu sözleşmeden vazgeçildiğini görmek
tabi ki sevindirici. Bu anlamda katkısı olan herkese teşekkürlerimi arz etmek istiyorum.
Ancak İstanbul sözleşmesi çatı hüküm içeren bir sözleşmedir. Bunun uygulama kanunu olarak çıkarılan 6284 sayılı kanun var. Bu kanunda da gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir.

Yine İstanbul sözleşmesi kapsamında bakanlıklar nezdinde oluşturulan izleme kurulları var.
Bu kurulların sözleşme kapsamında yaptıkları icraatlar bir an önce durdurulmalıdır. İzleme
kurullarının bu çerçevede uygulamaya koydukları projeleri geri çekilerek tahribatlarını telafisi için çalışmalar yapılmalıdır.

Bununla birlikte kadını korumak için topluma ve inanç değerlerimize uygun her türlü tedbir
alınmalıdır. Kadınları, aile kurumunu ve çocuklarımızı korumak için gerekli tedbirler
alınmalıdır. 14 asırlık medeniyetimizin oluşturduğu tecrübe ile kadınlarımızı da,
çocuklarımızı da ailemizi de koruyacak tedbirleri iç dinamiklerimizle alabiliriz. Bunun için
Avrupa toplumunun oluşturduğu düzenlemelere ihtiyaç yoktur.

İslam'ın Adalet Güneşinin Doğmasının Yakın Olduğunu Söyleyebilirim

HÜDA PAR’ın İslam coğrafyasına bakışı hakkında bize bilgi verir misiniz?

İslam dünyası, başka bir deyişle Ümmet... Rabbimiz bizi bir duvarın tuğlaları gibi tasvir
ediyor. Her bir tuğla bir gediği kapatıyor ve ihtiyaç duyduğu desteği yanındaki diğer tuğladan
alıyor. Rabbimizin bize tasvir ettiği şekilde olabilirsek hiçbir beşeri güç bu duvarı
deviremeyeceği gibi kendi aramızda da huzur ve güven içinde cennetasa bir dünyada yaşamış olacağız.
Ancak Müslümanlar uzun bir müddettir kendilerine verilen dünyada halife olma
görevi ve kardeşlik hukukunu unuttular veya bu onlara unutturuldu. Bu fırsatı bilen küresel
emperyalistler en küçük farklılıklarımızdan maalesef bir düşmanlık çıkarmayı başardılar.

Yüzlerce, binlerce ortak noktaları olan Müslümanlar küçük farklılıkları nedeniyle birbirine
düştüler. Birliğimizi, dirliğimizi, kuvvetimizi, enerjimizi, en önemlisi de ümidimizi kaybettik.
Ancak hiç kuşku yok ki Müslümanların elindeki İslam nimeti ve 14 asırlık tecrübe boyutu,

Ümmetin yeni bir uyanış ile dünyaya yeniden adaleti ve huzuru getirebilecek potansiyele
sahip olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Bugün yaşadığımız büyük zulümlerin çok uzun
sürmeyeceğini, İslam’ın adalet güneşinin doğmasının yakın olduğunu söyleyebilirim.

Her Siyasi Parti Kendi Rengini Ülkeye Vermek İster

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştünüz. Diğer siyasi parti liderleriyle de
bir araya geldiniz. CHP liderdi Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli ile de
bir görüşmeniz olacak mı? Ayrıca CHP ve MHP’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir siyasi parti olarak bizimle görüşecek herkesle görüşürüz. Malumunuz Yeni Anayasa
çalışmaları çerçevesinde kimi siyasi parti liderleri ile görüştük, görüşüyoruz.
Bu görüşmelerimiz de devam edecek. Bu ülkenin, insanlarımızın ve insanlığın faydasına
gördüğümüz her konuyu ihtiyaç duyulduğu takdirde herkesle görüşürüz.

Bu ülkede siyaset yapan diğer siyasi partileri ülke için hizmet etme iddiasında olan partiler
olarak görüyoruz. Bu anlamda hiçbir irtibatımız olmasa da ülkeye hizmet etme yolunda
bizimle yardım ve dayanışma içinde olan partiler olarak bakıyoruz. Ama aynı zamanda her
siyasi partinin farklı siyasi görüşü, düşüncesi ve dünya görüşü vardır.

Her biri kendi rengini ülkeye vermek ister. Bu anlamda da tüm siyasi partileri rakip olarak görürüz. Neticede her kes kendi programının ve duruşunun daha etkin olmasını ister. Önemli olan bu rekabetin, yarışın bir kavgaya ve savaşa dönüşmemesidir. Her parti meselelere bu şekilde bakarsa siyasi rekabet hizmet yarışına dönüşecek ve sonunda kazanan milletin kendisi olacaktır.

Bizim Bugüne Kadar Hiçbir Blok İle İttifak Görüşmemiz Olmadı

Seçime daha çok var ama partiler şimdiden ittifak çalışmaları yapıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemiştiniz.
Önümüzdeki seçimlerde HÜDA PAR Cumhur İttifakında yer alabilir mi? Yâ da üçüncü
bir ittifak oluşabilir mi?

Seçim ittifakları yeni sistemin belki zorunlu hale getirdiği bir olgu. Bu nedenle ittifakların
oluşması doğaldır. Ancak bizim bugüne kadar hiçbir blok ile ittifak görüşmemiz olmadı.
Seçim takvimi belli olmadan bunların görüşülmesinin de erken olduğunu düşünüyorum. Zira
seçim zamanına kadar şartların değişme ihtimali yüksektir. Bu nedenle ittifaklarla ilgili
düşüncelerin seçim sürecine girilmeden dile getirilmesi anlamlı olmaz.

Siyaset Yapan Herkes Temiz Bir Dil Ve Üslup Kullanmalıdır

Türk siyasetinin yeni bir siyasi dile ihtiyacı olduğu aşikar. Türkiye’deki siyaset sert
üslup ve hamaset üzerinden yapılıyor. Sert üsluptan vatandaş da rahatsız. Sizce yeni bir
siyaset dil nasıl olmalı?

Bizim öteden beri şikâyet ettiğimiz konulardan biri de siyaset dilidir. Maalesef nezaket ve
zarafet tamamen bir kenara bırakılmaktadır.

Sert, küçümseyici, kaba ve hakaret içeren söylemler siyaset kurumunun dili olmamalıdır.
Siyaset kurumunun tepesinde medeniyetimize ve kültürümüze uymayan kaba ve hakaret
içeren söylemler, tabanda daha sert ayrışmalara ve cepheleşmelere yol açmaktadır. Bu tarz
söylemlerin siyasi getirisi olsa da halkı ayrıştırıp cepheleştirdiği için neticede toplumun
bölünmesine yol açmaktadır. Bu nedenle siyaset yapan herkes temiz bir dil ve üslup
kullanmalıdır.

Teknolojinin Bizden Götürdüğü Değerlerden Biri de Okumadır

Herkese sorduğumuz klasik bir soru var. Okuma konusunda düşüncelerinizi alabilir
miyiz?

İlk emri ‘Oku!’ kitabının adı ‘Okumak’ olan bir medeniyetin müntesipleriyiz. Ancak maalesef
genel manada ülke olarak bu konuda iyi bir noktada olduğumuz söylenemez. Okumakla
birlikte bir de neyi okuduğumuz veya okuyacağımız da önemli. Teknolojinin bizden
götürdüğü değerlerden biri de okumadır. İnsanlar artık okumuyor, bakıyor.

Bu da kültür ve birikimimizi olumsuz etkiliyor. Okumak ve okunanlar üzerine tefekkür de çok önemlidir. Her birimizin okuma ve ayrıca tefekkür programı olmalıdır.
Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Bu fırsatı tanıdığınız için ben teşekkür ederim.

İshak Sağlam kimdir?

HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, 1966 yılında Batman'ın Kozluk ilçesinde
doğdu.Üniversite eğitimini Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olarak tamamladı.

1992 yılından itibaren serbest avukatlık görevini yürüten İshak Sağlam, 28 Şubat
ve FETÖ yargısı mağdurlarının dosyalarını yakından takip etti.Mustazaf Der Genel
Başkanlığı görevini de yapmış olan İshak Sağlam, 3'ü kız, 4'ü erkek olmak üzere toplam 7 çocuk babasıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum