Üç Aylar

Halkımız arasında Receb, Şaban ve Ramazan ayları “üç aylar” olarak isimlendirilerek bu aylara, diğer kamerî aylara göre daha fazla önem verilir. Bu ayların “kutsal”, “mübârek”, “faziletli” olduğuna inanılır. Dahası bu aylarda yer alan kimi gecelerin (Reğâib, Mirac, Berat, Kadir ) özel bir takım ibadetlerle ihyâ edilmeye çalışıldığı görülür. Dini hayatımızda oldukça geniş yer tutan bu inanç ve yaşayış biçiminin dini dini delilleri olması gerekir. Bu yazımda kısaca bu konuyu özetlemeye çalışacağım.
* Yüce Allah’ın değişmez kanunlarından (sünnetullah) birisi de yarattığı varlıklar içinden bazılarını diğerlerine –kendi bildiği bir takım hikmetlere binaen- üstün kılmasıdır. Allah bazı mekânları, bazı zamanları, bazı şahısları diğerlerine üstün kılmıştır. Bu üstün kılma ve seçme tamamen yüce Alla’ın takdiridir.

“Senin Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur.” (Kasas, 68)

“Allah, yaptığından sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.” (Enbiyâ, 23)

* Yüce Allah beldelerden Mekke’yi, ibadethaneler arasında Kâbe’yi,cennetler içinde Firdevs’i, melekler içinde Cebrail’i, Peygamberler içinde Hz. Muhammed Mustafa’yı (s.a.v.), indirdiği kitaplar içinde Kur’an’ı, ümmet içinde ashab-ı kiramı, günler içinde Cuma’yı, aylar içinde Ramazan’ı kendi cinslerine üstün kılmıştır.

* Her meselede olduğu gibi bu meselede de “ifrat”, “tefrit” ve “itidal” söz konusudur. Allah’ın üstün kıldığını üstün kabul etmeyenler tefrite düşmüşlerdir. Allah’ın üstün kılmadığını kendi kafalarından üstün, faziletli, mübarek ve mukaddes belirleyenler ifrata düşmüştür. Allah’ın üstün kıldığını üstün kabul eden, bundan başka kendi heva ve arzusuna göre üstünlük ölçüsü ortaya koymayanlar itidal ehlidir. Bizler itidal ehli insanlarız. Bu yoldan ayrılmamamız için Rabbimize dua edelim.

* Bu ön bilgilere göre “üç aylar”ı değerlendirelim.

“Üç aylar” ifadesi Kur’an ve Sünnet’te yer almaz. Kur’an’da Araplar arasında bir örf olarak savaşmanın haram kabul edildiği dört aya (Zilkade, Zilhicce, Muharrem , Receb) gönderme yapılır. Receb ayının başlangıcında dua etmenin faziletli olduğu biliinmektedir. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’ın şöyle dediği rivayet edilir:

“Şu beş gecede yapılan dua reddedilmez: [Perşembeyi Cumaya bağlayan] Cuma gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şaban ayının ortasındaki [Berat] gece[si] ve iki bayram [öncesindeki arefe] gecesi.” (Abdürrezzak, Musannef, IV, 317 (7927 no’lu rivayet)

İmam Şâfiî de el-Ümm adlı eserinde bu rivayete yer vererek şöyle söylemiştir:

“Bize gelen haberlere göre şu beş gecede yapılan duaya icabet edilir: Cuma gecesi, Kurban bayramı [arefesi] gecesi, Ramazan bayramı [arefesi] gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şaban ayının ortasındaki gece.” (el-Ümm, I, 264)

Yine Ahmed bin Hanbel’in Müsnedinde peygamberimizin genel olarak haram aylarda oruç tutmayı tavsiye ettiği belirtilmektedir. Receb ayı da haram aylardan birisi olması hasebiyle bu ayda oruç tutmanın, tıpkı diğer haram aylarda olduğu gibi faziletli olduğu söylenebilir.

* Sahih rivayetlerde Peygamberimizin Ramazan ayı dışında hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmediği, en çok Şaban ayında oruç tuttuğu belirtilir. (Buharî, Savm, 51; Müslim, Sıyam, 175)
Dolayısıyla bir Müslümanın, Ramazan ayı dışında peygamberimizin diğer hadislerindeki tavsiyeleri de göz önünde bulundurularak “Muharrem” ve “Şaban” aylarında diğer aylara göre daha çok oruç tutması sünnete en uygun davranıştır. Ancak Ramazan ayına dinç bir şekilde girebilmek için Şaban’ın ikinci yarısından sonra oruç tutmak tavsiye edilmemiştir.
* Halkımız arasında kandil geceleri olarak bilinen zaman dilimleri ile ilgili olarak genel bir ifadeyle şunu belirtmek gerekir:

Bizzat Kur’an’da adı geçen Kadir gecesi de dâhil olmak üzere bu gecelerin hiçbirine dair özel bir ibadet şekli söz konusu değildir. Sahih kaynakların“hiçbirinde” özel bir namaz şeklinden söz edilmemiştir.

* Peygamberimizin Mekke’den Mescid-i Aksa’ya gece yolculuğuna götürüldüğü âyetle sabittir. Oradan miraca çıkarıldığı âyetlerde saraheten yer almamakla birlikte sahih rivayetlerde yer almaktadır.

* Şaban ayının ortasında yer alan gece (Berat gecesi) ile ilgili hasen seviyesinde rivayetler vardır. Hadislerde o gecenin gündüzünün oruçla, gecesinin kıyamla geçirilmesi tavsiye edilmiştir.

* Peygamberimizin Receb ayı girdiğinde “Allah’ım Receb ve Şaban’ı bize mübârek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” şeklinde dua ettği hadislerde zikredilir.

* Sonuç olarak “Kandil kutlamaları” halkın örfünde bulunmaktadır. Dinde örf bir delildir ancak örfün meşru olması, naslarla çatışmamasına bağlıdır. Buna göre; insanlar bunu dinin aslından görmemek, sırf bir örf olarak kabul etmek, Ramazan ayına hazırlığa vesile saymak, bu konuda bir bilincin uyanmasına vasıta yapmak istiyorlarsa bid’atlara bulaşmadan, dinde olmayan ibadetleri icat ve icrâ etmeden, sosyolojik bir realite olarak yapmalı, bugünleri bir ayrılık ve ötekileştirme değil kardeşliğe vesile kılmalıdır.Rabbimiz, gerek üç aylar gerekse diğer zaman dilimlerimizi hayırlı, bereketli, rızasına ve elçisinin sünnetine uygun bir şekilde değerlendirmeyi bizlere nasip eylesin. Üç aylarınız ve Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

YORUM EKLE