EMANETİ EHLİNE VERİN

Türk Diyanet Vakıf–Sen Antalya Şubesi ilçe temsilcileri istişare toplantısı 16 Aralık 2018 Pazar günü Antalya Öğretmenevinde yapıldı.

 EMANETİ EHLİNE VERİN

TÜRK DİYANET VAKIF-SEN GENEL BAŞKANI NURİ ÜNAL  ANTALYA’DA İSTİŞARE TOPLANTISINA KATILDI

Türk Diyanet Vakıf–Sen Antalya Şubesi ilçe temsilcileri istişare toplantısı 16 Aralık 2018
Pazar günü Antalya Öğretmenevinde yapıldı.
Toplantıya; Türk Diyanet Vakıf–Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Genel Başkan Yardımcıları,
Türkiye Kamu-Sen Antalya İl Temsilcisi, Şube Başkanları, Antalya Şube Yönetim Kurulu
Üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri katıldılar.Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından, şehitlerimiz ve ahirete irtihal
etmiş üyelerimiz için Kur’an-ı Kerim tilaveti ile toplantı başladı.Açılış konuşmasını Türk Diyanet Vakıf–Sen Antalya Şube Başkanı Nuray Kaplan yaptı.
Nuray Kaplan Antalya Şubesi’nin çalışmaları hakkında ve gelecek çalışmalarla ilgili bilgiler
verdi. Türkiye Kamu-Sen Antalya İl Temsilcisi selamlama konuşması yaptı.Sonra, Türk Diyanet Vakıf–Sen Genel Başkanı Nuri Ünal kürsüye geldi. Konuşmasındaşunları söyledi; “Toplantımızın hayırlara vesile olmasını ve sonuçları itibariyle Sendikamıza,Türkiye Kamu-Sen’imize, Diyanet ve Vakıflar camiasına ve ülkemize hayırlar getirmesini 
Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.Kıymetli Arkadaşlar,Sevgili Peygamberimizin (sas) “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir” emri gereğince, hep hayra vesile olmanın hep hayırlı işler yapmanın gayreti içerisinde olduk. Ülkemizin geleceğiiçin; insanlarımızın birlik, beraberlik içerisinde, huzurlu, mutlu bir anlayışla kucaklaşması,birbirine güvenmesi ve inanması bizler için önemlidir. Unutulmaması gereken bu ülke bizimve gidecek başka yerimiz yoktur. Şanlı ecdadımızdan emanet bu vatan topraklarını bizlerden sonra gelecek nesillere, emin bir şekilde taşımak hepimizin tarihi sorumluluğudur. Bunun aksine davrananlar vebalden kurtulamazlar. Çalışanlarımızın görevde yükselmesi ve değerlendirilmesinde; adaletli bir şekilde, tecrübe, liyakat, bilgi ve birikimine önem verilmesi gereklidir.Hiç kimse çalışanları görüşünden, anlayışından ve sendikasından dolayıötekileştiremez. Her türlü zorluğa göğüs geren cefakâr temsilcilerimiz;Yani, hiçbir çalışanımız işinin olması için siyasetçilerin, hatırlı kişilerin, sendikaların veya başka unsurların kapılarında beklememelidir. Bu insanlık onuruna da aykırıdır. En şerefli
varlık olan insanın, başka birinin karşısında ezilmesine asla müsaade edilmemelidir.Sendikacılığımızın ana temeli ve bizleri diğer sendikalardan ayıran en önemli özellik te bu anlayıştır. Çünkü biz çalışanlarımızı bizlere bir emanet görüyoruz. Emanete emin bir şekilde davranıyoruz. Emanete ihanet etmiyoruz.Şunu da haykırarak söylüyoruz; EMANETİ EHLİNE VERİN…Hz Ali (ra) Efendimizin “Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar” sözünde olduğu gibi; bizler; adaletli, ölçülü bir sistem kurulana dek yılmadan, yorulmadan, usanmadan hep birlikte çalışacağız. Çünkü kamu çalışanlarının gerçek sesi Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen çalışanlarımızın katkıları ve dualarıyla Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının tek ümididir.
Bizler, sendikal mücadelemizi; insan onuruna yaraşır bir hayat için, ailesiyle kimseye muhtaç
olmayacak kadar bir ücret verilmesi için yapıyoruz.Bizler, mutlu, huzurlu ve güvenli bir hayat istiyoruz. Bizler, adam kayırmacılığının son
bulmasını istiyoruz.Bizler, en şerefli varlık olarak yaratılan insanları şekline, görüşüne,  sendikasına göre değil, liyakat ve başarısına, becerisine göre değerlendirilmesini istiyoruz. Bizler, geleceğimizi birilerinin tayin etmesini değil, kendi geleceğimize sahip çıkmak istiyoruz. Bizler, hakça bir paylaşım, adil bir gelir dağılımı istiyoruz. Sendikacılığı yani bu kutlu mücadeleyi bunun için yapıyoruz. Bu kutlu harekete destek veren, katkı sağlayan bütün üyelerimize kıymetli şahıslarınızda tekrar tekrar şükranlarımı sunuyorum. Sevgi ve saygı dilinin yaygınlaştırıldığı, kurum ve Türkiye gerçeklerini anlayabilen,okuyabilen ve ona göre davranarak hep birlikte camiamıza hizmet ediyoruz.
-  3600 ek göstergenin bir an önce herkesi kapsayacak ve adaletli bir şekilde, diploma
farkının da kaldırılarak (GİH, YHS ve DHS) yasalaşması,
- 4/B sözleşmeli atamasından vaz geçilerek, vekil imam-hatip, müezzin-kayyım ve fahri
Kur’an kursu öğreticileri ile birlikte 4/A kadroya geçirilmeleri için gerekli çalışmanın
yapılması,
- Çalışanlar sendika üyeliği, görüşleri, memleketleri nedeniyle ayrışmaya tabi
tutulmamalıdır,
- Kurum amirleri çalışanlarına adaletle davranmalıdırlar,
- Çalışanlarımızın büyük çoğunluğunun eşitlik ilkesine aykırı olduğundan karşı olduğu
Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavının (MBSTS) kaldırılması,
- Hac, umre görevlendirmelerinde sınav kaldırılmalıdır,
- Din görevlilerinin lojman problemi sonlandırılmalıdır,
- Bazı muhtar ve dernek başkanlarının çalışanlara baskısı ve müdahalesi son bulmalıdır,
- Cami ve Kur’an kursu görevlileri için yapılan veya tahsis edilen (kamu, vakıf veya
derneklere ait) lojmanlardan kira parası alınmaması,
- Kur’an Kursu Öğreticilerinden şartları taşıyanların Kur’an Kursu Öğretmeni
kadrosuna alınması,
-  Rotasyon uygulamasından vaz geçilmesi,
-  Kırsal kesimlerde görev yapan Diyanet çalışanlarının okuyan çocuklarının okul,
barınma gibi ihtiyaçlarının kurumca karşılanması hususunda çalışma yapılması,
- Görev yeri dışında üniversite kazanan görevlilere nakil önceliği veya geçici
görevlendirilme hakkı tanınması,

- Atama, nakil ve görevde yükselmelerde; adalet, liyakat, tecrübe ve emeklerin dikkate
alınması, özellikle görevde yükselme sınavında mülakatın yapılmaması

HABERLERİMİZ TAKİP İÇİN MOBİL UYGULAMA 

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 12:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER