Reklam

Din Görevlisinin Psikolojisini Bozan Sebepleri Düzeltelim

Diyanet Birlik Sen  Genel Başkanı Kenan AK,Vaize Özlem Güneş’in yine İzmit İlçe Müftülüğünde müezzin olarak görev yapan eşi Zülküf Güneş tarafından boğularak öldürülmesiyle birlikte bir yazı yayınladı.

Din Görevlisinin Psikolojisini Bozan Sebepleri Düzeltelim
07 Eylül 2020 - 13:32 - Güncelleme: 07 Eylül 2020 - 13:59

Diyanet Birlik Sen  Genel Başkanı Kenan AK'ın yazısı şu şekilde:

''Kocaeli İl Müftülüğüne bağlı olarak görev yapan Vaize Özlem Güneş’in yine İzmit İlçe Müftülüğünde müezzin olarak görev yapan eşi Zülküf Güneş tarafından boğularak öldürülmesi Bir Diyanet mensubu olarak kanımızı dondurdu bizlere büyük bir üzüntü yaşattı.

Vaize hocamıza Allah’tan rahmet dilerken inşallah böyle bir olayın bir daha yaşanmamasını ve bu acı olayın son bulmasını Cenabı Allahtan temenni ediyorum.

Din görevlilerimizin bir kısmının  psikolojisi bozuk ruh haline getiren sebepleri ortadan kaldıracak adımlar atılmalı Başkanlık nezdinde  psikologlardan ve sosyologlardan oluşan bir kurul oluşturularak sorunlara çözüm için bir yol haritası belirlenmelidir.

Din hizmeti nitelikli ve sağlıklı insanlar tarafından yapıldığı takdirde amacına ve hedef kitleye ulaşır.İnsanlara fayda sağlar.

Sağlığı bozuk,Psikolojisi bozulmuş kafasının içinde bin türlü sıkıntı ve düşencesi olan bir din görevlisinden insanımıza ve topluma fayda sağlayacak bir başarı beklemek mümkün değildir.

Acı ama gerçek Bir çok görevlimiz mevzuattan kaynaklı sıkıntılarla boğuşmaktan sıkıntılarına çare bulamamaktan amiriyle ters düşmekten ve ailesine mahçup olmaktan dolayı ya psikolojisini bozuyor ya aile içi veya kurum içi şiddete yöneliyor.

Hangi meslekte olursa olsun hiç bir kadın veya erkek şiddete maruz bırakılmayı, zulüm edilmeyi hak etmez.

Diyanet personeli sıfatıyla; toplumu din konusunda aydınlatma, topluma önder olma, öncü olma ve örnek olma görevi bulunan din görevlilerimizin dinimizin hiç bir şekilde hoş görmediği fiillerin içinde olması akıllara durgunluk veren bir şiddetin ve bir cinayetin faili olması ve bundan öncede kurumumuzda bu tür olayların yaşanması hem idari yönetim anlayışında hem mevzuattan kaynaklı sıkıntıları çözmek için büyük bir adım atılması gerekliğini ortaya koyuyor.

Anlaşılan o ki varlıklarıyla övündüğümüz 7/24 hizmetleriyle mutlu olduğumuz bize beş vakit ezan okuyan ve namaz kıldıran hocalarımızın ve eşlerinin de sosyal hayatın içindeki sıkıntılardan psikolojik olarak etkilendikleri ve büyük travmalar ve sıkıntılar yaşadıkları görülüyor. 

Başkanlığımız bu acı olayların bir daha yaşanmaması için sosyolojik ve psikolojik açıdan bir araştırma yaparak mevzuattan veya idareden kaynaklı sıkıntılara çözüm getirmelidir.

Evet bu cinayeti işleyen din görevlisi değilde başka meslekten biri olsaydı belki bu şekilde toplumda bu kadar yankı yapmayacaktı.

Ama Öldürülen de öldüren de din görevlisi olunca ve Toplumun önderi, dini temsil eden insan konumunda olunca toplumda bize ne oluyor feryatları yükseliyor.

Diyanet Birlik Sen olarak biz Bu konunun bir kınama veya üzülmenin ötesinde geçiştirilecek ve unutulacak bir konu olmadığını düşünüyor Diyanet İşleri Başkanlığımızdan bu konuda bir adım bekliyoruz.

Yaşanan bu acı olaylardan ders alarak Başkanlığımızda görev yapan her kademedeki Din görevlisi veya eşi veya ailesinden psikolojik Terapi alması gereken varsa tespit edilmeli  ve bu konuda Başkanlığımızın ciddi eğitim ve seminerler düzenlemesini öneriyoruz.

Yoksa personel olarak gidişatımız da psikolojimizde hiç iyiye gitmiyor.

Aşağıdaki 3 madde acilen ele alınmalıdır.

Personelin en çok sıkıntı yaşadığı;
1- Atama ve yer değiştirme Yönetmeliği yeniden personel lehine Sözleşmelileride kapsayacak ve aile bütünlüğünü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

2- Nakil-Hac ve Yurddışı sınavlarında geçerli olan ve hiç bir kurumda olmayan ve Kanuni dayanağı bulunmayan MBSTS’ personelin hizmet yılına ve bitirdiği okula göre yapılmalıdır.
Mevcut sistemde geçerli puanı alamayan bir çok Din görevlisi  Ailesinin ve Cemaatinin nezdinde sınavı kazanamadığı için küçük düşmekte ve  Başarısız olarak  görülmektedir.
Bu durumda hocanın moral ve motivasyonunu bozmaktadır.
 Bunun için Sınav sistemi gözden geçirilmeli Din görevlisi bu durumdan kurtarılmalıdır.
Doktora yapmış Din  Görevlisi ile İHL mezunu aynı katagoride yarıştırılmamalıdır.

3-İdarecilerin personele olumsuz bakış açısı değişmelidir.
 baskıcı tehdit edici cezalandırıcı anlayışa son verilmeli asla müsade edilmemelidir.  
Kuruma ve çalışanlara karşı Kucaklayan sahip çıkan bir anlayışla hoş görü ve sevgi dili hakim olmalıdır.''

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

Kenan AK
Diyanet Birlik Sen 
Genel Başkanı


YORUMLAR

  • 0 Yorum