Din Görevlileri Görevi Esnasında !

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Din görevlisi görevi esnasında hiçbir siyasi görüşün taraftarı olmamalıdır. Görevini yaptıktan sonra tabi ki bizim de ülkemizin geleceği adına bir görüşümüz söyleyecek sözümüz olacak. Bunun için de büyük fotoğrafa bakacağız” dedi.

Din Görevlileri Görevi Esnasında !

Diyanet-Sen Antalya 1-2-3 nolu şubeleri ve Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yapılan, 'Antalya Din Görevlileri programı, Cam Piramit Konferans Salonu'nda düzenlendi. Geniş katılımla gerçekleştirilen programa; Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Omurca, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya İl Müftüsü Osman Artan, Diyanet-Sen Antalya 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa Aslan, Antalya Memur-Sen Başkanı Mustafa Çoban ve çok sayıda din görevlisi katıldı.

Geçmiş yıllarda Türkiye'ye dayatma ile ilgili bir sistem anlayışı uygulanmaya çalışıldığını ifade eden Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara değindi. Bu oyunların Gezi olayları ile birlikte yoğunlaştığını 15 darbe kalkışması, ekonomi üzerinde oynanan oyunlar, bölge üzerinde oynanan oyunlarla hala aralıksız devam ettiğine dikkati çekti.

antalya1

“Din görevlisi, görevinin içinde ve dışında siyasi partiyi övemeyeceğini ve yeremeyeceğini bilir” diyen Bayraktutar , " Din görevlisinin görevi esnasında hiçbir siyasi görüşün taraftarı olmasını istemem. Görevini yaptıktan sonra, ben bu ülkenin evladıyım, görüşüm elbette olacak. Bu ülkenin geleceği için söyleyeceğimiz sözler var. Önümüzde seçimler var. Burada ne yapacağız? Fotoğrafın büyüğüne bakacağız. Bu ülke benim, bu ülkede ben yaşayacağım. Ülkenin menfaatine ve geleceğine hizmet eden, Kuran kurslarına hizmet eden, din görevlilerine değer verenlere biz de değer vereceğiz.” Şeklinde konuştu.

Türel: Bu Şehre Neler Yaşatmadılar ki:

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, "Bu mekanın hemen yanı başında malum festivaller yapılıyordu. Bir kardeşimiz o festivallerde hayatını kaybettiğinde dönemin belediye başkanı, 'ağzıyla içmiyorsa ben ne yapayım' diyordu. Bu memleketin manevi erozyonunu kendine marifet bilenler bu şehre neler yaşatmadılar ki?" dedi.

Türel, bir şehrin geleceğinin imar çalışmalarıyla beraber, ihya çalışmalarıyla birleşirse o şehrin gülistanlık olacağını söyledi. Gönül belediyeciliği anlayışıyla herkesin derdine derman olduklarını ifade eden Türel, "Bizler, toplumun mayasını ne kadar güçlendirebilirsek o şehri dana iyi imar ve ihya edebiliriz. Siz kıymetli hocalarımıza da çok büyük görevler düşüyor. Çok geri gitmeden bazı şeyleri hatırlatmak istiyorum. 6 sene önceydi. Bu mekanın hemen yanı başında malum festivaller yapılıyordu. Bir kardeşimiz o festivallerde hayatını kaybettiğinde dönemin belediye başkanı, 'ağzıyla içmiyorsa ben ne yapayım diyordu. Bu memleketin manevi erozyonunu kendine marifet bilenler bu şehre neler yaşatmadılar ki! Dünü unutmayalım, yarını seçelim. Bu memlekette yaşanan ızdıraplar az önce konuşuldu. Çarpıcı bir örneği paylaşmak istiyorum. Bizler şehit ve gazi ailelerimizi asla ihmal etmeyiz. Bir gün 15 Temmuz gazisinin Konyaaltı'ndaki evini ziyarete gittim. Bir tek erkek evlatları var. Baba sağlığına kavuşmuş. Evde 10,11 yaşlarında erkek evratlarını gördüm. Maça gitmek istediğini söyledi, 'Gel beraber gidelim' dedim. Sporu çok sevdiğini anladım, ismi de Batuhan'dı. 'Batuhan, spora vakit ayırdığın kadar Kuran okumak için camiye de gidiyor musun' diye sordum. O da Bana, 'Hayır' dedi. Ben de, 'Bundan sonra kendi oğlumla beraber gidip geleceksin' dedim. Kabul etti. Annesi geldi sonra. 'Başkanım Allah senden razı olsun, ben çocuğumu bir türlü camiye gönderemiyordum. Dışarıya çıktığında arkadaşlarının ailesi, 'Camide hocalar çocukları dövüyormuş' dedikleri için gitmiyordu' dedi. Anlatmak istediğim şu; Bir ülkeyi parçalamak istiyorsanız, o milleti geleneklerinden, kültürlerinden uzaklaştırılmanız yeterli. Bu konularda sizlerin gayretleriyle neyi denedilerse başaramadılar. Bizde çalışmalarımızı, davamız bir yolumuz bir diyerek bu çerçevede devam ettiriyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Artan: Ne Ezan Okutuldu Ne Camiye Gidebildik

 

Geçmişte yaşanılan olaylara değinen Artan, "Ben 1980 ihtilalinde Yozgat'ta müftüydüm. Sabaha ihtilal olduğu bildirildi. Ne ezan okutuldu, ne de camiye gidebildik. O günlerden sonra bizde öyle bir öz güven oluştu ki, 15 Temmuz'da okunan sela ile millet sokağa döküldü. Korkuteli'nde saat 22.30'da sokağa çıktık. Kendim meydandaydım. Yanıma gelen arkadaşlar, 'Hocam sela verelim mı?' diye sordular. Bende, 'verin' dedim ve arkadaşlar sela verdiler Arkasından düşündük, sonuçta memuruz. Valimizi aradık 'madem Korkuteli'nde verildi, her yerde verilsin' dedi. Bu görevli arkadaşlarımız emir gelmeden selalarını verdiler ve görevlerini en güzel şekilde yaptılar" dedi

banner179
YORUM EKLE
YORUMLAR
KİBİR ABİDESİ İMAM HATİP DÜŞMNI SENDİKASI
KİBİR ABİDESİ İMAM HATİP DÜŞMNI SENDİKASI - 5 ay Önce

SeN VE ZIHNIYETINIZ KADROSUZ CAMİLERDE GEÇİÇİ GÖREVLİ ÇLİŞTIRMAK KADROYU KALDIRIP SÖZLRŞMELİ OLARAK BÜTÜN MEMURIYETI BITIRMEK AMACINIZI HERKES ÖĞRENDİ MERAK ETMEYIN

SIRADAKİ HABER