Pazartesiye Saklanmış Sözler Ya Da Gerçek Gündem

Net söyleyelim; hiçbir mazeret kalmadı. Her şey tamam.  Artık kimse şunu söylemenin, şöyle olmalı demenin zamanı değil demesin.  Zira Referandumsa istediğimiz şekilde sonuçlandı. Başkanlık seçimiyse net bir şekilde kazanıldı. Mecliste çoğunluk elde edildi. En son da 31 Mart 2019 itibari ile Yerel seçimler de içerisinde matematiksel olmayan ama sosyo-psikolojik çok net mesajlarla birlikte tamam oldu.

Yani?

Yanisi şu;  şapkayı mı önümüze koyacağız, başımızı mı ellerimizin arasına alacağız orasını bilmem ama bahane üretmeden bazı şeyler konusunda kalıcı ve de çok hızlı düzenleme ve değişiklikler yapmanın zamanı gelmiştir.

Beka meselesi ise millet ikna oldu ve desteği verdi. Ama milletin ruhuna, değerlerine ve de fıtratına uymayan hususlardaki beklentisi de baki kalmak üzere.

Çünkü öyle meselelerimiz var ki millet olma, ayakta kalma hususlarında askeri ve güvenlik kaygıları üzerine kurguladığımız BEKA tanımlamasından daha az sıkıntılı değil. O nedenledir ki bu hususlarda gereği yapılmazsa üzerinde yaşadığımız vatanı sadece bir toprak parçası olarak görüp düşmana kendi elleri ile anahtar teslimi yapacak bir jenerasyonu kendi ellerimizle yetiştirmiş olacağız.

Ne demek istiyorum.?

Demek istediğim biz özeleştiri mekanizması geliştirmemiz gerektiğidir. Zira muhasebe, özeleştiri (Sorgulama) hayatı, işleri ve emeği durağanlıktan, başarısızlıktan kurtaracak önemli unsurların başında gelir. Sorgulayan bir zihin ve hareket, olaylar karşısında doğru tavır almaya imkân sağlayacak kabiliyetleri geliştirir. Analitik bakış açısının ardındaki önemli itici güç de bu olsa gerektir.

Dolayısıyla, zirvede olan/olmak ve kalmak isteyenler, özeleştiriyi korkusuzca ve aklıselim ile yapmaktan çekinmezler. Aslına bakarsanız bu durum eşyanın tabiatı açısından kaçınılmaz bir şeydir. Zira hayat dinamik bir yapıdır. Değişim zorunludur. Hep söylendiği üzere; değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

Aşağıda özeleştiri yapılabilecek belli başlı konulara işaret etmeye çalıştım. Zira bu süreç tam bunun zamanıdır. Biz bu gemideyiz. Geminin yüzmesini ve rotasında gitmesini isteyen içeriden birisi olarak muhataplık durumundaki herkes için uyarı ve dikkat çekme sorumluluğumu yerine getirmek dışında bir amacımın olmadığını da belirtmek isterim. Kalplerde olanı Allah’tan başka bilecek yoktur.

Öyleyse buyurun!

Aile kanunu: en feminist jargonun dahi hayal edemeyeceği kadar erkek ve aile düşmanı Aile kanunu üzerinde tekraren düşünülmezse aile kurumumuzun bekasını konuşmaya bile vaktimiz kalmayabilecek.

Nafaka konusu:  zulmün, adaletsizliğin, perişanlığın ve açıkçası kadına yönelik şiddetin bizzat sebebi olmuş vaziyetteki bu konunun dini ve örfi değerlerimiz dikkate alınmadan çözülemeyeceğini düşünmezsek vay halimize.

Dindar gençlik yetiştirme hedefi: mesela dini ve ahlaki öncelikleri olan birisinin kendi kız ya da oğlunu gençlik kollarına gönül rahatlığı ile emanet edebilir hale gelebileceğini görme süremiz niye bu kadar uzadı.

Milli eğitimdeki eksikler: Özellikle İmam hatip Liseleri başta olmak üzere eğitim konusunda da sınıfı geçmekte zorlandığımız maalesef ortadadır.

Toplumsal Cinsiyet eşitliği zırvalığı: İnsan cinsinin kökünü kazıma ve fıtrat düşmanlığı olan bu konunun bir iki tepki gelince durdurulup ardından tekraren gündeme gelmesinden usandığımızı anlamak gerek.

İnanç özgürlüğü ve başörtüsü konusu: bu konunun teamülden kurtarılıp mevzuat dayanaklı hale gelmesi önem arz etmektedir.

Atamalar: Bu konudaki temel kriterin partiye fiili ya da gönülden mensubiyet ve sendikaya üyelik merkezli yaklaşımların sorun oluşturduğu görülmüş olsa gerektir. Bu uygulamadan vaz geçilmesi, en azından bu algının değiştirilmesi ve liyakat denen şeyin lafta kalmaktan kurtarılması gerekmektedir.

Yönetici kibri: Seçilmiş ya da atanmış kimi yöneticiler ile partideki çoğu kişinin Millete tepeden bakan kibirli duruşlarının doğurduğu yaralanmaların tedavi edilmesi lazım görünüyor

Hormonlu zenginleşmeler ve ekonomi; para ve kadın meselesi çok kayıp verdirirken bu konudaki tedbirleri almada daha fazla gecikme olmamalı. Milletin cebi, emeklilik düzenlemesi ve emeklilik sonrasına dair ciddi adımların atılması gerektiği ortadadır.

Çiftçiler ve tarımsal tedbirler: bu ülkenin bir tarım ülkesi olduğu gerçeği maalesef fark edilmelidir.

STK’lar: Vakıf, dernek ve cemaatlerin devlet ve siyasetle ilişkilerinin tekraren tanımlanması ihtiyacı da çok elzem gözükmektedir.

Kürt/Terör Sorunu: Çoğu kere sorun olarak ifade edilen talep ve ihtiyaçların nerede ise tamamen halledildiğini, hatta bu gün için Kürtlerin sadece PKK sorunu kaldığını onun bile nerede ise bitmek üzere olduğunu düşünüyor olsam da sosyoloji başka argümanlarla karşımıza çıkmakta. Bu bağlamda sosyal ve siyasi yönü ağırlık kazanmış bir yeniden okuma dili geliştirilmelidir.

Son söz niyetine!

Doğrusu baştan beri yapmaya çalıştığım şeyin netameli bir alanda dolaşmak olduğunu bilmekteyim. Bununla birlikte biz yapmadığımızda başkalarının insafsızca yapacağı ve yıkımı amaçlayacağı bir öz eleştiri mekanizmasının gerekliliğine dikkat çekmeyi hedefledim. Allah biliyor ya niyetimiz hayırdır. O yüzden “Niyet hayır, akibet hayır” düsturu bizim için de işlesin inşallah.

Hayırlı bir alana kapı açabilmiş olmayı çok isterim. Zira uzun soluklu bir maratonu koşmaktayız, taktik hatalar bizi yarıştan kopartacaktır. Eksiklerimizi gösterip tedbir alabilmemize imkân sağlayacak şey ise; özeleştiri yapabilmekten başkası değildir.

Hesaba çekilmeden önce, kendisini hesaba çekenlerden olabilelim diye dua ile..

Vesselam!

OSMAN HAZIR

01.04.2019

MERSİN


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Celalettin yanık
Celalettin yanık - 4 ay Önce

Kanayan yaramıza parmak basmışaınız tşk ederim hocam

Hilmi gökkaya
Hilmi gökkaya - 4 ay Önce

Hocam içimizden geçenleri yazmışın yüreğine sağlık

Ahmet KARALTI
Ahmet KARALTI - 4 ay Önce

Ağzınıza, sağlık, tenkid ve önerilerinize katılıyorum, bu yazınızı sayın cumhurbaşkanımıza ulaştırmanızjn, memleketimizin menfaatine olacağını düşünüyorum.

Cumali Bozdağ
Cumali Bozdağ - 4 ay Önce

Sayın hocam diline eline ve yüreğine sağlık bu yazdıklarınızın takipçisi olunmasının gerekliliğini düşünüyorum yani şunu demek istiyorum herplartfomda dile getirilmesi gerekir saygılar.

Bilal Sağır
Bilal Sağır - 4 ay Önce

Osman Bey, güncel konulara parmak basmış. Umarım makam mevki sahibi kişiler de bu seçim sonuçlarının ağırlığını omuzlarında hissederler.

M.Bilen
M.Bilen - 4 ay Önce

Osman hocam dilinize sağlık. Ciddiye alınmadığından veya eleştiri kaldırabilecek kimse olmadığı düşüncesine kapıldığımızdan dolayı eleştiri yapmaktan aciz oluverdik. Çünkü yaptığın eleştiri birilerinin menfaatine dokunur diye sana mesafe koyar. Bundan dolayı uzak durma hissine kapılırsın. Vesselam

osman
osman @M.Bilen - 4 ay Önce

sağolun M.Bilen hocam. Belki birileri duyar. olmadı biz sorumluluğumuzu yapmış oluruz diye düşünerek kaleme alıyoruz. rabbim hayreylesin

Kemal kart
Kemal kart - 4 ay Önce

Sayın hocam bu yazı benim üzüntümü gidermiyor lakin tespitlerin çok değerli teşekkür ederim

Murat Özkan
Murat Özkan - 4 ay Önce

Bu harika ve güzel tespitleri anlayabilecek ferasetli idareciler lazım, korkarım kibrin ağırlığında ezilmemişlerdir...