OZAN ÖLMEMİŞ ZULÜM VAR MI? YOK MU?

Doğu Türkistan’daki Çin Zulmüne dair haber ve içeriklerin artış gösterdiği bir süreç yaşadığımız doğrudur. Toplama kampları. Uygur Türklerinin evlerinde bir Çinli erkeğin kalma zorunluluğu getirilmesi, ibadetlerin yasaklanması gibi akla hayale gelmedik bir sürü zulüm ve işkenceler bunların bazılarıdır. Bu sürece son olarak Doğu Türkistan’lı ozan Abdurehim Heyit’in şehid olduğuna dair haberler de eklendi. Alınan son haberlere göre eğer yalan değilse bahse konu Ozanımız hayatta imiş.

Allah’a hamdolsun. Buna sevindik. Peki, ozanımız Abdurehim Heyit hayatta ise her şey yolunda demek midir? Maalesef her şeyin yolunda olduğunu söyleme imkânımız yok. Zira Çin’in Doğu Türkistan’daki Müslümanlara yönelik zulmü bugün ortaya çıkmış bir şey değil. Yıllardır devam eden bir uygulama.

Peki biz ne yapalım Allah bizden hesap sormaz mı?

Allah’ın (cc) Çin’in Uygur kardeşlerimize yapılan zulmü engellemediğimiz, sessiz kaldığımız, bu zulmü ortadan kaldırmak için mücadele vermediğimiz, en azından kalbimizle buğz etmediğimiz için varsa sorumluluk payımıza göre hesap soracağı kesindir.

Tıpkı aynı Çin’in Çin’deki en büyük Müslüman Nüfuslardan birisi olan 10 Milyon nüfuslu HUİ MÜSLÜMANLARINA yönelik yürüttüğü zulüm politikasını görmezden ve bilmezden gelmek sureti ile sorumluluk payımıza göre bize hesap soracağı gibi. Evet Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri Çin’deki Müslüman topluluklardan bir grubudur.

Uygur, Kazak, Özbek ve Hui Müslümanlarının hepsi Çin zulmü altında yaşıyor, dini ve milli kimliklerini kaybetmemek için direniyorlar. Gençlerinin camilere gitmeleri, ramazanda oruç tutmaları, kadınlarının tesettürlü gezmeleri vs. hep yasaklanmış vaziyette.

Çinin dindaşlarımıza uyguladığı zulme karşı duralım. Bununla birlikte bilelim ki; bir zulme karşı çıkarken, gerekçemiz sadece etnik nedenlere dayanıyor ve aynı zulme uğrayan başkalarını görmemize engel oluyorsa kendi içimizde bir tutarlılık sorgulaması içerisine girmemiz de gerekmiyor mu?

Ya devletimiz?

1,5 Milyar nüfusa sahip dünyanın en güçlü devlet ve ekonomilerinden birisine karşı ne kadar yaptırım gücümüz varsa o durumdadır devletimiz. Ama şu bir gerçektir ki; mazlumun yanında durma ilkesinden vazgeçmediğini, başta ozan Abdurehim Heyit’in şehadet haberi olmak üzere yaptığı açıklama ve toplama kamplarının kapatılması yönündeki tavrı göstermektedir.

Ötesi, 82 milyonluk nüfus ve buna bağlı gücünüzle kafa tutmak olur ki; bu da gerçek dünyada yaşamadığınız ya da aslında zulme karşı durma derdiniz olmadığı anlamına gelir. Çin gibi bir zalime karşı olayım derken ABD gibi başka bir zalimin oyuncağı olmamalı.

Bu konuda bu yazımın da ilham kaynaklarından birisi olan değerli dostum Dr. Bahadırhan Karakoç‘un (Türk Şiirinin Beyaz Kartalı Bahaettin Karakoç’un oğludur) facebook paylaşımındaki yaklaşımını dikkate değer bulduğumu açıkça belirtmek isterim.

Zalime zalim olduğu için karşı duranlardan ve mazluma da sadece mazlum olduğu için destek verenlerden olalım diye dua ile…

Vesselam..!

Osman HAZIR

11.02.2019

MERSİN

YORUM EKLE