Onursuz Sodom Gomore’yi Anadolu’da “Onurlandırma” Çabası

Homoseksüellik, Kur’an’da ve diğer kaynağı kutsal kitaplarda çok çirkin bir iş olarak ifade edilir. Kaynakların içerisinde farklı yorumlar olsa bile Hz. Lut’un (as) Risaletle görevlendirildiği yerin, Sedum halkının yaşadığı Mu’tefike kasabası olduğu kabul görür.

Sodom, Sa’be (Sb’a), Omre(Gamre),Dûma ve sa’ve(Da’ve) şeklinde isimlendirilen beş şehir eşcinsellik denen sapkınlığın yaygınlaşması ve pervasızca savunulması neticesinde alt üst edilen (MÜ’TEFİKÂT) şehirlerdir.

Din, Tarih ve Tıp bilimleri açısından varlığı, gerçekliği ve sakıncaları kesin olarak kabul edilen bir sapıklığın yaygınlaşarak büyütülmesi, insanlığın kendi kendini yok etme çabasından başka bir şey değildir.

Evet, insan fıtratına (insan doğası) tam tamına aykırı, iğrenç bir iş olan bu pislik bir hak olarak savunulacak pervasızlığa kadar yükseldi. O hale geldi ki eşcinselliği bir “hak” (Allah korusun) olarak kabul edip hukuki statü kazandıran ülkeler “medeni” kabul edilir oldu. Nerede ise medeniyetin ölçüsü eşcinselliğe verilen özgürlük oldu.  

NEDEN BAHSEDİYORUZ?

İnsan türünü Kadın ve Erkek olarak iki cins şeklinde görmeyi kabul etmeyen, doğuştan gelen cinsiyetin kabul edilmesinin zorunlu bir hal olmadığını, kişinin istemesi halinde bunu değiştirebileceğini, hemcinsler arası cinselliğin normal ve hatta bir hak olduğunu, savunan bir sapıklıktan bahsediyoruz.

Kısacası; Allah’ın bizim için uygun gördüğünü kendisi için uygun görmeyip, Allah’a kafa tutmanın cesaretini yaşamayı, marifet sayan bir cinnet halinden bahsediyoruz.

Kavimlerin helakine sebep olan bu sapkınlık, son ilahi mesaj olan Kur’an-ı Kerim’de de konu edilip net uyarılarda bulunulmuş bir konudur. Hem de Kur’an’ın ilk indiği Arap yarımadasında böylesi bir sapkın alışkanlık olmamasına rağmen. Çağlar üstü bir mesaj olması ile açıklanabilecek bir durum olan bu konu şu anda içerisinde bulunduğumuz dünyada çok net görülmektedir.

MALESEF

Maalesef çok net bir şekilde yükselen ve yaygınlaşan bir eşcinsellik talebi, aynen Lut kavminde olduğu gibi; yaygınlaştığı yerlerdeki, pislik, pervasızlık, bozgunculuk, güvenlik sorunları, yaygınlaşan hastalıklar, dilden edebiyata kadar yansıyan pespayelikler, aile kurumunun yok olması, neslin bozulması ve daha sayılabilecek bir sürü sakıncalarına rağmen insanlığı FELAKETE ve HELAKA sürüklemeye hızla devam ediyor.

BİZİM HANEDE DURUM NASIL?

Haneden kastım tabi ki de ülke. Maalesef durum hiç de iç açıcı değil. Bu konuda dört bir taraftan kuşatılmış vaziyetteyiz. Kadınımız, erkeğimiz, çocuğumuz gencimiz, açıkçası hepimiz ciddi bir saldırı altındayız. Dışarıdan gelen bu saldırıların yanında içeriden gelen tazyikleri de görmezden gelemiyoruz.

Toplumsal Cinsiyet eşitliği çalışmaları (ETCEP), LGBTİ Dernekleri, Kadın hakları çalışmaları görünümlü çalışmalar, Feminist dernekler, Barolar, kimi siyasi partiler son olarak da CHP’li belediyeler ve Tabipler Birliğinin sağlık çalıştayları görünümlü çabaları hep bu amaca hizmet edecek bir şeyler bulmaktalar maalesef.

Milli eğitim Bakanlığınca desteklenen ETCEP saçmalığında ve okullarda Yoganın teşvik edilmesi çabalarında olduğu gibi tepki görünce geri adım atmış gibi yapıp sonra tekrar devam eden planlı ve sürekli bir çaba var.

SON ÖRNEK

Son örnek; Eşcinsel sapıklığın toplumda yaygınlaşması için uydurulmuş Onur(suzluk) Gününü  hep birden kutlama yarışına giren CHP’li belediyelerden geldi.

Bu sapkınlıktan toplumu korumak için çareler araması, ahlaki ve milli değerlerimize sahip çıkması beklenen belediyelerin bir kısmının beklenenin aksine teşvikçi olması, sapıklığın normalleşmesine çaba sarf etmesi, Anadolu’nun ahlaki, irfani ve de manevi mayasına apaçık bir ihanettir.

Sapıklıkları nedeni ile onursuzca helak edilen Sodom-Gomore’yi Anadolu’da “onurlandırma” çabası umulur ki başarılı olmayacaktır. Ama burada aslolan kimin tavrını net ortaya koyduğu, kimin yanlış tarafta yer aldığı kimin de sessiz kaldığıdır. Bilinmelidir ki bu konuda sessiz kalan yanlış tarafta yer almış muamelesi görür.

Kutsala Meydan Okunurken Ne yapılmalı

Doğrusu çok pervasız ve komplike bir saldırı bütün insanlık için büyük tehlike olarak karşımıza çıkmış ve Kutsala Meydan okumaktadır. Din gönüllüleri, öğretmenler, hukukçular, siyasiler, milli manevi değerleri önceleyen STK’lar ve tabiî ki de devletimiz topyekûn bir çabanın içerisine girmelidir.

Tabi MEB, Aile bakanlığı ve Sağlık bakanlığı gibi devletin çok önemli kurumlarının kimi yöneticilerinin bu konudaki aymazlık, vurdumduymazlık ve de bilerek yanlış yerde durmaları ile bu konuya nasıl çözüm bulunacak o da ayrı bir mesele.

En azından herkes kendi ailesine çok ciddi sahip çıkmalıdır. Bana ve benim aileme gelmez bu iş deme şansımız yok. Daha kısa bir süre önce din görevlisi bir tanıdığımın yayla komşusunun oğlu ya da kızı (hatırlamıyorum) cinsiyet değiştirme işlemi yapmış. Anne baba da bu duruma alışsın diye psikiyatriden yardım almış (anne baba namazlı abdestli kişiler)

Şimdi ben ne yaptım?

Vallahi ben kendimden başlayarak uyarı ve dikkat çekme sorumluluğumun bir kısmını yerine getirmeye çalıştım.

Son söz niyetine;

Bize çocukken bütün peygamberlerin getirdiği ilahi mesajların ortak özellik olarak; Aklı, Nesli, Malı, Canı ve İnançları koruma hedefini güttükleri öğretildi.

Bu sapıklık bütün bu mesajlara savaş açmaktır. Adam sende deme şansımız yok. Unutmayalım ki;  Lut Kavmi helak olurken Lut’un (as) hanımı eşcinsel olmadığı halde helak olmuştu. Onun suçu, bu pisliği engellemeye çabalamamak ve normalleşmesine sesiz kalmaktı.

Ben bu sapkınlığa apaçık destek veren Belediye başkanları ve onları oyları ile destekleyip bu onursuzluklarına da hala destek vermeye çalışanlardan beriyim.

Helaka uğrayanlardan olmayalım diye dua ile…

Vesselam..!

30.06.2019

OSMAN HAZIR

MERSİN

YORUM EKLE