ALLAH'IN RESULÜ DAİMA GENÇLERE GÜVENMİŞTİR!

Konya İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik bürosu faaliyetleri kapsamında Kur’an Kursu öğreticilerine yönelik düzenlenen “Hz. Peygamber’in Dilinden Gençlik” konferansı Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled Salonunda yapıldı.

ALLAH'IN RESULÜ DAİMA GENÇLERE GÜVENMİŞTİR!

Konya İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik bürosu faaliyetleri kapsamında Kur’an Kursu öğreticilerine yönelik düzenlenen “Hz. Peygamber’in Dilinden Gençlik” konferansı Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled Salonunda yapıldı.

Programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, İl Müftü Yardımcısı Betül Şimşek Öztürk, Karatay İlçe Müftüsü Mehmet Akpınar, Meram İlçe Müftüsü Sabri Kütükçü, Selçuklu İlçe Müftüsü Nusret Karabiber,  Şube Müdürleri, Vaizler, Kur’an Kursu öğreticileri ile davetliler katıldı.

Kur’an- Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını İl Müftüsü Ahmet Poçonoğlu yaptı.  Konuşmalarında “Hz. Peygamber ve Gençlik” temasına değinen Poçonoğlu “İslam gençlerin eliyle inkişaf etmiştir.  İslam’ın istiklali ve istikbali neşe ve huzuru, ibadette Allah’a kullukta arayan gençlerle yükselmiştir. Bundan sonra da milletimizin ve bu ümmetin yetiştirdiği gençlerle İslam inşallah yükselmeye devam edecektir.” dedi.

Programın hazırlanmasında emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür eden Poçanoğlu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı’ya da teşriflerinden dolayı teşekkür etti.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı ise “Hz. Peygamber’in Dilinden Gençlik” konusunda katılımcılara sunum eşliğinde konferans verdi.

Konuşmalarında “Kur’an ve Sünnet perspektifinden ideal gençlik nasıl olmalı?”, “Günümüz gençliğinin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri”, “gençlerin gönül dünyasına ulaşabilmek ve onların ruh haline anlayabilmek”  konularına kısaca değindikten sonra Martı;

“Nedir Gençlik!

Çocukluktan çıkmanın verdiği heyecanla filizlenen umutların baharı… Her gün gelişen ve güçlenen bir beden, coşan duygular, keşfedilen bir manevi soluk... Gün gelip durulacak, olgunlaşarak insanlık ailesine katılacak bir kişiliğin inşa yılları…

Gençliğin enerjisi, Yüce Allah’ın emirleri doğrultusunda yönlendirildiği zaman ortaya muazzam güzellikler çıkacaktır. Biz bunların örneklerini tarih boyunca hep okuduk ve şahit olduk...

Gençlerin varlığına saygı duy!

Gençlerin varlığına saygı duymak, ona güvenmek ve artık onların çocuk olmadığına inandığımızı kendilerine hissettirmek gençlerin can suyudur.

Bakınız, Peygamberimiz (s.a.s) İslam’ı gizli olarak anlattığı ilk yıllarda, Allah’ın ayetlerini duyurmak için on yedi yaşındaki Erkam’ın evini seçmesi ne kadar onur vericidir!

Allah Resûlü daima gençlere güvenmiştir.

Peygamberimiz (s.a.s) daima gençlere güvenmiş, onlara önemli görevler vererek kendilerini geliştirme ve topluma hizmet etme fırsatı sunmuştur.

Hz. Ali (r.a) Yemen’e kadı olarak görevlendirdiğinde genç ve tecrübesiz oluşunu gerekçe göstererek çekingen davranmış bunun üzerine Efendimiz Hz. Ali’yi güvenini dile getirerek cesaretlendirmiştir.

Ayrıca, bir hadisi şerifte, kulluk bilinci ile büyüyen ve gençlik coşkusuna rağmen harama düşmeyen, “Allah’ın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı o dehşetli kıyamet günü arşın gölgesi altında gölgelenecek yedi sınıf insandan biri değil midir?” Genç! (Buhârî, Ezân, 36)

Gençlerimiz bazen değişken duygular içerisinde kalırlar

Gençlerimiz bazen değişken duygular içerisinde kalırlar, bazen istikrarsız ve kararsız görünebilirler.  Zira ergenlik ile oldukça hızlı bir değişime ayak uydurmak zorunda kalırlar. Çok sık sinirlilik hâli, hırçınlık ya da alınganlık gösterebilirler. İniş ve çıkışlar yaşanabilir. Genç, çevresi tarafından beğenilmeyi, insanların kendisini sevmesini ve yeni arkadaşlar edinmeyi ister. Beğenilmek, özellikle karşı cins tarafından değerli görülmek bazen her şeyden önemli görünebilir gence.

 “Ben buradayım” demek ve yeni bir kimlik oluşturmak ister genç.

Gençler büyüklerinden öğrendiği her şeyi birer yapı malzemesi olarak kullanır ve kendini inşa etmeye çalışır. Bakarsınız yeri gelir bir konuda itiraz eder, eleştirir, en doğru fikrin kendisine ait olduğunu savunur ve buna inanmıştır.

Burada bize düşen görev ise sabırlı olmaktık. Eğer sabırlı olursak, denemelerini hoş görüyle karşılarsak gençlerin rotasını bulması kolaylaşacaktır.

Onu dinleyin.

Söyledikleri önemsiz bile görünse de onu dikkatle dinlemeli, sözünü kesmeden, eleştirmeden ona zaman ayırmalıdır. Kendisine kulak veren, fikirlerini önemseyen birinin olması, gencin kendisine güven duymasını ve onu dinleyen ile sıkı bağlar geliştirmesini sağlar.” dedi.

Davranışlarınızla örnek olun.

Gençlerin karşısında kişilik olarak önemli olanın sözlerden ziyade, yetişkinlerin örnek ahlakı ve yaşantılarının gençlere örnek rol ve model olduğu dile getiren martı şunları kaydetti;

banner178
İnsan, kendi yapmadığını bir başkasına emretmemesi konusunda Yüce Allah tarafından uyarılmıştır: “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” (Saff, 61/2-3)

Sınırlarınızı, kurallarınızı ve beklentilerinizi ona anlatın.

Anne baba, ihtiyaç duyduğu toplumsal ve ahlaki sınırları gence göstermeli ve beklentilerinde tutarlı olmalıdır.

Aile, değerlerin yaşandığı, sınır ve kuralların sağlam bir mihenk ile belirlendiği ortam olmalıdır.

Zira değişkenlik, kararsızlık, tutarsızlık ebeveyn için değil ancak gençler için normal olabilir.

Olumlu bir arkadaş çevresi oluşturması için yardım edin. Arkadaşlarını tanıyın.

Anne baba “Oğlumun/kızımın arkadaşları kimler?” sorusuna cevap verebilmelidir.

Peygamber Efendimiz:

“İyi arkadaşla kötü arkadaşın örneği, misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder, ya sen ondan misk satın alırsın ya da ondan güzel bir koku alırsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku alırsın!” (Müslim, Birr ve sıla, 146) buyurmuştur.

Enerjisini kullanabileceği alanlar oluşturun.

Gençler idealisttirler ve hedefleri doğrultusunda çok sıkı çalışabilirler.

Dinamik ve heyecanlı yapısıyla ümit vadeden bir genci suiistimalden koruyabilmenin yolu, ona anlamlı hedefler kazandırmak, onu doğruya ve faydalıya yönlendirmektir.

Umutsuzluğa kapılmayın. Gençten vazgeçmeyin!

Anne baba evladından asla vazgeçmemelidir.

Gencin hayrı, mutluluğu için gayret göstermeli ve “Bundan adam olmaz” diyerek bir gençten ümit kesmemelidir.

Buna örnek olarak Yusuf suresi 86 ve 87 ayetlere bir göz atalım. Ayeti kerimede “Yakub şöyle dedi: Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim. Ben Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim. Ey oğullarım! Gidin Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” buyurmaktadır.

Yine bir başka ayette Allah Teâlâ buyuruyor ki, “Bilin ki mallarınız ve evlâtlarınız birer imtihan vesilesidir. Katında büyük mükâfat olan ise ancak Allah’tır.” (Enfâl, 8/28)

HABERLERİMİZ İÇİN MOBİL UYGULAMA

banner179
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER