Sanane Ezandan Diyerek Düşmanlığını Perçinledi !

Köşe yazarımız Ferhat Ersin'in Kaleminden ; Bu Ezanlar ki Şehadetleri Dinin Temeli...

Sanane Ezandan Diyerek  Düşmanlığını Perçinledi !

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Taksim’de yürüyüş yapan erkek ve aile düşmanı feministler, ahlak ve namus fukarası kokona sürüsü, ezanı ıslıklamış ve çıkardıkları insanlık dışı gürültülerle ezan sesini bastırmaya çalışmışlardı.
Doğal olarak milletimiz de bu haddini bilmez azgın azınlığa karşı büyük bir tepki ortaya koymuştu.
T24 adlı televizyonda Şirin Payzın'ın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Levent Gültekin adlı geçmişine ihanet etmiş olan kişi; ezan ile ilgili saygı sınırlarını aşan, İslam ve ezan düşmanlığını ortaya döken açıklamalarda bulundu.
"Ezana bir kutsallık atfedilemez. Ezan kutsal değildir. Yalan söylüyorlar. Bizi sürekli köşeye sıkıştırıyorlar. Orada kutsal olan ibadettir. O ibadete olan çağrı kutsal olamaz. Ezanın kutsal olduğu nerede yazıyor. Bir ayette mi, bir hadiste mi? Dinin herhangi bir kaynağında ezanın kutsal olduğu mu yazıyor? Beğenmeme hakkın var." diyerek hazımsızlığını, ezan düşmanlığını ortaya koydu. Konuşmasının devamında camileri de hedef alan Levent Gültekin, "Cami dediğin insanın yaptığı bir binadır." diyerek camilerin de kutsal olamayacağını söyledi.
Asıl skandal açıklamalar ise devamında geldi. Kadınların sokağa inmesinin ezandan daha kutsal olduğunu da iddia eden ezan düşmanı Levent Gültekin, "Ezan, sadece ibadete çağrı metnidir." diyerek ezanın kutsallığını küçümsedi.
Burada da durmayan Levent Gültekin, ezana yapılan saygısızlığa tepkisini koyan Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a hitaben de "Sana ne ezandan?" diyerek haddini iyice aştı!..
Şimdi bunlara tek tek cevap verelim:
Be şuursuz, be İslam ve ezan düşmanı meymenetsiz adam; ezan, zaten gözümüzün nuru olan namaza çağırdığı için kutsaldır!..
Cami, zaten gözümüzün nuru olan namazın topluca eda edildiği, Müslümanların cem olduğu ve Müslümanları bir araya getirmek amacıyla yapıldığı için kutsaldır!..
Yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Sana ne ezandan?” diyerek düşmanlığını ve kinini perçinlemiş. Be adam, (adam lafın gelişi) ezan Müslümanların ortak değeri, bu değere saygısızlık edersen tüm Müslümanlardan tepki görürsün!.. Cumhurbaşkanımız da Müslüman olduğuna göre tepki göstermesinden doğal ne var? Tepki göstermezse anormal kaçar zaten!.. Senin gibi geçmişini inkâr eden, meleklikten şeytanlığa firar eden tiplerin saldırılarına tepki vermeyen Müslüman zaten kendini sorgulamalı!..
 “Kadınların sokağa inmesinin ezandan daha kutsal olduğunu” iddia eden Levent Gültekin gibiler kadınların taşıdığı o pankartlardan zerre rahatsızlık duymuyor. Kendilerini benim burada yazmaktan utandığım sıfatlarla ifade eden kadınların kutsal bir eylem yaptığını söylüyor. Merak ediyorum kendi yakını olan hanımları da bu kutsal vazifeyi yapmaları konusunda teşvik etmiş midir? Eğer teşvik etmediyse ikiyüzlülük yapmıştır!..
Akıllarınca kutsal saydığımız şeyleri böyle böyle itibarsızlaştırarak tek tek yok edecekler!.. Hiç heveslenmeyin; İslam’ı, İslamî değerleri hiçbir zaman itibarsızlaştıramayacaksınız, yok edemeyeceksiniz ama siz tek tek yok olacaksınız!..
Bu Levent Gültekin, eskiden bizim mahallenin çocuğuydu!.. Yeni Şafak’ta uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptı. Gerçek Hayat dergisini çıkardı yıllarca ve uzun zaman aksatmadan aldık bu dergiyi. TMSF’ye devredilen şirketlerde devlet adına görevlendirildi. Tabii o zamanlar hepimiz bunu adama benzetiyorduk. Ne zaman ki oralardan ayrıldı, gerçek yüz/süzlüğ/ü ortaya çıktı. İslam ahlakıyla ahlaklanmış dindar biliyorduk, İslam düşmanı kindarmış!..

banner178
Levent Gültekin’in bu yaptığı pespaye açıklamalardan sonra şöyle geriye doğru baktığımda şunu gördüm:
Sol, sosyalist düşünceye sahip olup sonradan İslam’la tanışan insanların kalitesi artıp adamlığına adamlık katarken öncesi muhafazakâr, dindar olup sonradan karşı cenaha geçenlerin kalitesi, adamlığı hiçbir şeyi kalmıyor. Sonradan Müslüman mahallesinden karşı mahalleye geçen kim varsa bakıyorum hepsi çirkefleşiyor, çirkinleşiyor, saldırganlaşıyor. 
Örneğin uzun yıllar Kanal 7’nin ana haber bültenini sunan ve o yıllarda gerçekten adama benzeyen şahıs… Karşı mahalleye geçince ne hâle düştü!.. 
Yine “Deniz Feneri” programını sunarken Müslüman, edepli bir genç olarak bilinen ve takdir edilen kişi, programına son verildikten sonra modernleşip karşı mahalleye geçince ne dinî hassasiyet kaldı ne edep ne de eski adamlığı… 
Ancak solcu, sosyalist, modernist iken İslami bir hayat tarzı seçen ve hayatını yeniden kurgulayanlara bakın. Onlarda ise durum tam tersi… İtibarları artmış, kişilikleri güzelleşmiş, geçici dünya heveslerini terk edip ebedi âlem için fedakârca çalışmalar yapmışlar. Örnek mi istersiniz? Necip Fazıl’ı, İsmet Özel’i bir düşünün… (Bu arada İsmet Özel’e Rabbimden acil şifalar diliyorum.) Ya da Cat Stevens olarak şan ve şöhretin zirvesindeyken İslam’la müşerref olup her şeyi terk eden Yusuf İslam’ı… Malcolm Little iken Malik El-Şahbaz adını alan ve Malcolm X olarak tanıdığımız şehidi bir düşünün…
Bunların hepsinin ortak özelliği şu: İslam’la şereflendikten, eski hayatlarını terk edip İslami bir yol tuttuktan sonra itibarları artmış, daha çok sevilir olmuşlar, kişilikleri olgunlaşmış ve daha bir insan olmuşlar. Kendilerinden olandan kaybetmemişler, var olan olumsuzlukları terk edip olumlu yönlerini geliştirmişler, olması gereken ama kendilerinde olmayan insani özellikleri ise kısa sürede edinmişler!..
Şimdi bu sonradan İslami bir hayat sürmeye başlayanlara bakın, bir de İslami bir hayat sürmese de öyle zannettiğimiz ama sonradan tamamen dünyevileşen, modernleşenlere(!) bakın!..
Biri çukurdan çıkıp semada yer bulurken diğerleri semalardan dipsiz kuyulara düşüp çirkefin içinde debelenmekteler!..
Son olarak ezanın kutsal olmadığını ve protesto edilebileceğini söyleyen nasipsize Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki dizeleriyle cevap verelim:
Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli.
Bu ezanlar-ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2019, 13:31
banner179
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER