Kadınların Cemaatle Namaz Kılması-3

II- Kadının Kadınlara İmamlığını Mekrûh Görenler ve Delilleri:

Hanefî mezhebi âlimleri, kadının kadınlara imamlık yapmasının câiz fakat mekruh olduğu görüşündedirler.

Hanefî mezhebine göre, kadınlar için namazlarda esas ve efdal olan münferiden kılmalarıdır. Hanefî mezhebi âlimleri, cemaat kadınlar için meşrû olmadığından dolayı, farz olsun nafile olsun kadınların kendi aralarında cemaatle namaz kılmalarını uygun görmemişler, eğer kendi aralarında cemaatle namaz kılarlarsa bu namazın câiz fakat mekrûh olduğunu söylemişlerdir.(1)

Hanefî âlimler, kadınların kendi aralarında cemaatle namaz kılmalarının mekruh oluşunu şu şekilde gerekçelendirmektedirler: Kadınların kendi aralarında cemaatle namaz kılmaları durumunda iki mahzurlu şeyi işlemekten uzak kalamazlar. Şöyle ki, imam olan kadın ya saffın ortasında duracaktır ya da cemaatin önüne geçecektir. Her iki durumda da kerahet vardır ve bu kerahet tahrimîdir. Saffın ortasında durması durumunda, imamın yeri olan cemaatin önünde durmayı terk ettiği için mekruhtur. Cemaatin önünde durduğu zaman ise, kadınların cemaatinde imam olan kadının saffın ortasında durması vacip olduğu için, yine mekruh olur. İmam olan kadının cemaatin önüne geçmesinin keraheti, saffın ortasında durmasının kerahetinden daha fazladır. Eğer imam olan kadın öne geçerse ikinci bir günahtır.(2)

Hanefîler bu konuda Rasûlullah (s.a.)’den rivayet edilen kadınlara ezan ve kâmetin olmadığını,(3) kadınların kıldıkların namazın en faziletlisinin evinin en özel yerinde kıldığı namaz olduğunu,(4) evlerinde kılacakları namazın camide kılacakları namazdan efdal olduğunu,(5) kadınların cemaatinde hayır bulunmadığını(6)  ve kadının imamlık yapmaması gerektiğini(7) ifade eden rivayetleri delil olarak kullanmışlardır.

Ayrıca Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin, Teravih namazının cemaatle kılınmasında erkeklere bir imam kadınlara da bir (erkek) imam tayin etmesi Hanefîlerin delilleri arasındadır.(8)

Eğer kadınların içlerinden birinin imam olarak kendi aralarında cemaat olup namaz kılmaları müstehab olsaydı, Hz. Ömer ve Hz. Ali, Teravih namazında kadınlara ayrı bir erkek imam tayin edeceğine, Hz. Âişe gibi âlim, fakih bir kadını tayin ederlerdi.

Ayrıca Hanefî âlimler, kadınların kendi aralarında cemaat olmalarına aklî istidlâlle de karşı çıkarlar. Eğer kadınların kendi aralarında cemaatle namaz kılmaları müstehab olsaydı Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu mutlaka beyan ederdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den böyle bir beyan bulunmadığına göre kadınların cemaat olmaları bid’attir ve mekruhtur.(9) Eğer kadınların cemaati meşrû olsaydı terki zemmedilir ve erkeklerin cemaati gibi şüyû’ bulurdu.(10)

Hanefîler, Hz. Âişe ve Ümmü Seleme’nin kadınlara imamlık yaptıklarıyla ilgili rivâyetleri,  “bunun câiz olduğunu beyan için ve namazın nasıl kılınacağını kadınlara talim için kıldırmışlardır. Hz. Ömer radıyallahü anh’ın istiftah duasını bilmeyenlere öğretmek için açıktan okuması gibi, bazı mekruhlar vardır ki, talim zaruretine binaen yapılmıştır” şeklinde yorumlamaktadırlar.(11)

III- Kadının Kadınlara İmamlığı Câiz Değildir Diyenler ve Delilleri:

Bazı âlimler, kadının imamlığını hiçbir şekilde câiz görmemektedirler. Başta Mâlikî mezhebi âlimleri olmak üzere, Süleyman b. Yesâr (107/726), Hasen el-Basrî 110/729), Ömer b. Abdülaziz (101/720) kadının imamlığını câiz görmeyen âlimlerdendir.

Bu âlimlere göre, kadının imamlık yapması ilke olarak benimsenmemiştir. Kadın imamlık yapamaz. Erkeklere imam olması sahih olmayan kadının, kadınlara da imam olması sahih değildir. Kadın ve erkeklerin kadına uymaları câiz değildir. Farz namazda olsun nafile namazda olsun kadın, kadınlara ve erkeklere imamlık yapamaz.(12)

(Devam Edecek…)

Düşünce Akla Düşünce

--- Eskiler ne kadar umutlu insanlarmış ki birisine “geçmiş” demişler, diğerine ise “gelecek”… Oysa birisi “geçmeyenlerle” dolu diğeri ise “gelmeyenlerle...” (Ramazan Sarısakal)

--- "Sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" deyip, cayır cayır yakıp bizi, hem ışığımızda aydınlandılar hem ateşimizde ısındılar… Bize yine zifiri karanlık, bize yine ayaz kesen geceler kaldı...

Selam ve duâ ile…

06.09.2018

__________________________________

(1) Tahtavî, Haşiyetü Merâkı’l-felâh, I, 411; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, II, 305-307; Zeylaî, Tebyînü’l-hakâik, I, 135; Bâbertî, el-İnâye, I, 362.

(2) Tahtavî, Hâşiyetü’d-dürr, I, 246; İbn Nüceym, Bahru’r-râik, I, 614, 615; İbnü’l-Hümam, Fethu’l-Kadîr, I, 362; Molla Miskîn, Şerhu Kenz, I, 208; İbn Abidin, Reddü’l-muhtâr, II, 305; Meydânî, el-Lübâb, I, 40.

(3) Beyhakî, es-Sünenü’l-kübra, I, 600. İbnü’l Cevzî, et-Tahkîk, I, 313. Zeylaî, Nasbü’r-râye, II, 32; İbn Hacer, Telhîsu’l-habîr, I, 521; İbn Mülakkin, el-Bedru’l-münîr, III, 421. Abdürrazzak, el-Musannef, III, 127; İbn Ebi Şeybe, el-Musannef, II, 366; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübra, I, 600.

(4) Ebû Davud, “Salat” 54; Abdürrazzak, el-Musannef, III, 150; İbn Huzeyme, es-Sahih, III, 94; Hâkim, el-Müstedrek, I, 314, 315; İbn Hanbel, Müsned, VI, 297, 301; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 188.

(5) Ebû Davud, “Salat” 53; İbn Hanbel, Müsned, II, 76; İbn Huzeyme, es-Sahih, III, 92; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 187; Hâkim, el-Müstedrek, I, 314.

(6) İbn Hanbel, Müsned, VI, 66, 154; Taberânî, el-Kebîr, XII, 317, el-Evsat, VII, 151, IX, 142.

(7) İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, III, 570.

(8) İbn Ebi Şeybe, el-Musannef, IV, 327; Abdürrazzak, el-Musannef, IV, 258; Mervezî, Kıyamü Ramazan, s. 64. Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, II, 695.

(9) Aynî, el-Binâye, II, 396; Râzî, Hülâsatü’d-delâil, I, 109.

(10) Aynî, el-Binâye, II, 399; Zeylaî, Tebyînü’l-hakâik, I, 135.

(11) Tehânevî, İ’lâü’s-Sünen, III, 1300, 1301.

(12) Mâlik, Müdevvene, I, 177; İbn Abdilber, el-Kâfî, s: 46; Kâdî Ebû Muhammed, el-İşrâf, I, 370, et-Telkîn, I, 116; Derdîr, eş-Şerhu’s-sağîr, I, 433; Haraşî, Şerhu’l-muhtasar, II, 22; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, I, 339; İbn Münzir, el-Evsat, IV, 227; el-İşrâf, II, 149; Bennâ, Fethu’r-rabbânî, V, 235; Mâzirî, Şerhu’t-Telkîn, II, 670; İbn Hazm, Hasan el-Basrî’yi, kadının kadınlara imamlığını câiz görenlerden olarak zikrediyor. İbn Hazm, el-Muhallâ, III, 128

YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa onder
mustafa onder - 11 ay Önce

Hocam kaleminize saglik. MasAllah soyle baktimda kaynaklari okumak konudan daha zor. Bu da isin ilmi olduguna delalettir. Devamini dilerken kaleminizin kavi olmasini yaradandan niyaz ederim