Terör örgütü PYD/YPG sosyal medyada mevzilendi

​​​​​​​Terör örgütü PYD/YPG, Zeytin Dalı Harekatını "sivilleri hedef alan bir operasyon" gibi göstermek...

Terör örgütü PYD/YPG sosyal medyada mevzilendi

Terör örgütü PYD/YPG, Zeytin Dalı Harekatını "sivilleri hedef alan bir operasyon" gibi göstermek ve Türkiye'ye karşı olan cepheyi güçlendirmek için sosyal medya yalanlarına sarıldı.  

Terör örgütü PYD/YPG sosyal medyada mevzilendi

Terör örgütü PYD/YPGZeytin Dalı Harekatı'nı uluslararası arenada "sivilleri hedef alan bir operasyon" gibi göstermek ve Türkiye'ye karşı oluşan cepheyi güçlendirmek için sosyal medya yalanlarına sarıldı.

Türkiye karşıtı yabancı ülke ve mihraklardan da destek gören terör örgütü, mevzilendiği bu alan üzerinden yalan ifadeler, çarpıtma açıklamalar ve sahte fotoğraflar kullanıyor. Avrupa ülkelerinin parlamentolarındaki bazı milletvekilleri, işlediği insan hakları ihlallerini, azınlıklara dönük baskılarını, savaş suçlarını ve uyuşturucu ticaretini görmezden geldikleri terör örgütü PYD/YPG'nin algı operasyonlarına destek veriyor.

Söz konusu milletvekilleri, özellikle sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda, terör örgütü PYD/YPG'nin yalan ifadeler, yıllar önce çekilmiş ya da başka yerlerden alınmış fotoğrafları üzerinden Zeytin Dalı Harekatı aleyhinde çalışıyor.

"Terör örgütünden gönderilen bilgiler öne çıkarılıyor"

Kamu Diplomasisi Koordinatörü Ali Osman Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, terör örgütü PKK/PYD-YPG'nin aslında sosyal medya kabiliyetinin olmadığına işaret etti. Uluslararası medyanın terör örgütünün haber kaynaklarını kullanan ve onlardan gelen bilgileri öne çıkaran bir tutum sergilediğini anlatan Öztürk, algı yönetiminde karşı karşıya kalınan en büyük sorunun bu olduğunu belirtti.

Öztürk, Türkiye'deki hükümet yetkililerinin verdiği bilgi ve açıklamalarını dikkate almayan bu çevrelerin, terör örgütleri tarafından yapılan paylaşım ve iddiaları televizyon ve diğer haber kanallarında en iyi şekilde haber konusu yaptıklarını söyledi.

"Sosyal medya, geniş bir etki alanına sahip"

"Uluslararası mecrada Türkiye'nin haklı gerekçelerini göz önüne alan makul bir tutum görmüyoruz." diyen Öztürk, şunları söyledi:

"Sosyal medyanın sadece bizim ülkemizde değil, bu tür terör faaliyetlerinde çok geniş bir etki alanının olması büyük bir sorun. Teyit edilmesine ihtiyaç duyulmayan, belli usul ve esasları dikkate almayan, kamu sorumluluğundan yoksun kötü niyetli insanların kullanacağı araçlar çok fazla. Daha önceki yalan yanlış görselleri kullanmaktan, yalan ifadeleri kullanmaktan, birilerinin ağzından söylenmiş gibi kullanmaktan hiç imtina etmiyorlar. Dolayısıyla bu onların alanını genişletiyor."

Fırat Kalkanı'ndan dersler çıkartıldı

Fırat Kalkanı Harekatı süresince sosyal medya üzerindeki algı yönetiminde edinilen tecrübenin Zeytin Dalı Harekatında büyük işe yaradığına dikkati çeken Öztürk, uluslararası medyanın bu harekatta iki yüzlülüğe büründüğü söyledi.

Fırat Kalkanı'nın DEAŞ'a karşı bir mücadele olduğunu kabul eden uluslararası medyanın, terör örgütü olarak görmek istemedikleri PYD/YPG'ye karşı ise Türkiye'nin haklı mücadelesinin karşısında yer aldığını söyleyen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"PYD'nin terör örgütü olduğunu bir kere ağızlarında telaffuz etmeleri gerekiyor. PYD'yi bunlar bir şekilde terör örgütü olarak görmedikten sonra biz PKK/PYD-YPG ile ilgili hangi doğruyu, hangi gerçeği yüzlerine vurursak vuralım 'DEAŞ'la mücadele eden birilerine karşı Türkiye'nin tavrı' olarak bu harekatı lanse ediyorlar. Buradaki temel sorun, uluslararası medyanın ve batının, PYD'yi terör örgütü olarak görmemesi. Bizim bunu dikkate almamız lazım. El Bab'da, Fırat Kalkanı Harekatı'nda, DEAŞ ile mücadelede bizim dağıttığımız bilgilere ihtimam gösteren batı, bu sefer, Zeytin Dalında iki yüzlülüğünü ortaya koydu. Karşımızdakinin DEAŞ olmadığını iddia ettikleri için, YPG'yi de terör örgütü olarak görmedikleri için bu iki yüzlülüklerini, samimiyetsizliklerini gün yüzüne çıkarmışlardır."

"Terör örgütünün algı oyunu Türkiye'de tutmadı"

Öztürk, terör örgütünün algı oyunun Türkiye'de tutmadığını, tutmayacağını belirtti.

Sosyal medyanın uluslararası düzeyde etkinliğinin fazla olmadığını anlatan Öztürk, buralardan paylaşılan yanlan yanlış ifadelerin ve başka yerlerde, farklı zamanlarda çekilen görsellerin Zeytin Dalı Harekatında olmuş gibi gösterilmesinin BBC, CNN, Reuters, Russia Today gibi uluslararası kanallarda itibar görmediğine işaret etti.

"PYD/YPG'nin ilk hamlesi engellendi"

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Alkan ise, Türkiye'nin Afrin operasyonu sırasında aynı zamanda sosyal medya ve uluslararası medyaya karşı da bir mücadele verdiğini belirtti.

Bu mücadelenin de gözardı edilmemesi gerektiğini aktaran Alkan, terör örgütü PYD/YPG'nin, harekatın ilk anlarında yaptığı birçok algı operasyonu hamlesinin engellendiğine işaret etti.

Terör örgütünün, "siviller hedef alınıyor" algısına destek veren bir grup sözde Avrupalı aydın ve siyasetçi grubu bulunduğunu aktaran Alkan, şunları söyledi:

"PYDYPG'yi, sosyalist devrimin 21. yüzyılda bir nüvesi olarak gören, bu nedenle de bu terör örgütü ne yaparsa yapsın, hangi katliamı gerçekleştirirse gerçekleştirsin, bunu destekleyecek 70'lerden kalan sol artığı gruplar var. Bunlar partileşmiş, Avrupa Parlamentosunda milletvekili olmuş, medya organlarında ciddi yerlere gelmiş. Nasıl ki Türkiye'de böyle insanlar varsa Avrupa'da da var. Bunlar elbette terör örgütünün kara propagandalarını destekleyecekler."

"Cevap verecek mekanizmalar hızla geliştirilmeli"

Türkiye'nin imajı konusunda uluslararası arenada çalışan kurumların bulunduğunu anımsatan Alkan, sosyal medya ve diğer kanallar yoluyla terör örgütü PYD/YPG tarafından yapılan kara propagandaya anında cevap verecek mekanizmaların hızla geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Anadolu Ajansının bu süreçte başarılı bir habercilik yürüttüğünü ifade eden Alkan, şöyle konuştu:

"Ülkemizdeki bu gibi uluslararası arenada faaliyet gösteren mekanizmalarımızla hızlı bir biçimde harekete geçirdiğimiz takdirde terör örgütünün algı oyunlarının etkisi zayıf kalacaktır. Türkiye kendi çıkarları doğrultusunda önemli adımlar atmaya başladığı zaman zaten engelleyici mekanizmalar devreye girecektir. Önemli olan Türkiye'nin kendi milli çıkarları doğrultusunda bu adımları atmaktan, bu tür kara propagandalar dolayısıyla geri durmamasıdır."

"FETÖ, PKK ile hareket ediyor"

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Can Acun da PKK/YPG-PYD'nin ciddi bir medya ağının bulunduğuna dikkati çekerek, terör örgütünün, ajitasyon ve kara propaganda yaparak kendi siyasetlerini dünya kamuoyuna ulaştırma çabasında olduğunu anlattı.

Acun, batılı ülkelerle, İran ve Körfez ülkelerinin de terör örgütünün kara propagandasına destek verdiklerini belirterek şunları kaydetti:

"Batıda özellikle PKK sempatizanı olan gazeteciler ve medya organları PKK'nın algı operasyonuna hizmet edecek şekilde yayınlar yapıyor. Bunun ötesinde FETÖ desteği de var. FETÖ, şu anda tüm imkanları ve gücüyle PKK ile hareket ediyor. Zeytin Dalı Harekatı'nın 'sivilleri hedef alıyormuş' gibi bir algı mühendisliğine yatırım yapılıyor. Türkiye kendi olanaklarıyla, bunun karşısında Fırat Kalkanı Harekatına nazaran kara propaganda konusunda daha başarılı şekilde yanıt vermeye çalışıyor. TRT, Anadolu Ajansı ve diğer özel medya kuruluşları bunu gayet güzel şekilde sürdürüyor. Karşımızda çok büyük bir blok var. Aynı anda sadece PKK'nın medya propagandasıyla değil, batıda ona müzahir davranan ülkeler, Körfez ülkeleri ve İran ne yazık ki bu propagandaya hizmet eder şekilde yayın politikası izliyor."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner171

banner170

Web Analytics