Sen Kimsin Ki Ülkemi Bölmeye Çalışıyorsun !

 Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, “Kürdistan’dan bahsediyor. Bu adama verilecek bir cevap var, Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı. Suç duyurusu kesinlikle yapıldı. Ondan sonra niye böyle oluyor? Sen nasıl olurda benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, buyur oraya git” dedi.

Sen Kimsin Ki Ülkemi Bölmeye Çalışıyorsun !

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
 

- “Kürdistan’dan bahsediyor. Bu adama verilecek bir cevap var, Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı. Suç duyurusu kesinlikle yapıldı. Ondan sonra niye böyle oluyor? Sen nasıl olurda benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, buyur oraya git” 
- “Şimdi de YSK’ya müracaat etmişlerdir. Nihai karar YSK’nındır” 
- “Neticeler bir geliyor ki, hiç biri birbirini tutmuyor. Bu seçimlerde marka şirketle çalışmaktan çok bu çalışmamızı yürütüyoruz. Güven noktasında güven vermiyor. Birini diğeri ile çek ederken açık ara tutarsızlık var. Meydanlar benim için en büyük anket” 
- “Eserini ortaya koy öyle konuş. Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yapmışsın, ne yaptın onu söyle” 
- “İzmir’in pırıl pırıl olmasını istiyorsak İzmir halkının çok daha modern bir yaşama ulaşmasını istiyorsak Nihat Beyin böyle bir görevlendirmeyi İzmir halkından alması inanıyorum ki İzmir’e çok şey kazandıracaktır. Körfez’deki pislikten İzmir’i biz kurtarırız. Kocaeli Körfezi’ni, Haliç’i nasıl kurtardıysak orayı da biz kurtarırız” 
- “Türkiye siyasetinde bizim partimiz kadar iç hareketliliği olan bir başka parti yoktur. Bizde tasfiye olmaz, bayrak yarışı olur. Parti kuracaklarmış, daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli. Dürüstlük, samimiyet, sadakat çok önemli” 
- “Milletin ekmeği ile oynayanlara haddini bildirene kadar tanzim satışlarını sürdüreceğiz” 

 

 Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, “Kürdistan’dan bahsediyor. Bu adama verilecek bir cevap var, Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı. Suç duyurusu kesinlikle yapıldı. Ondan sonra niye böyle oluyor? Sen nasıl olurda benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, buyur oraya git” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel bir televizyon kanalı tarafından AK Parti Genel Merkezi'nden gerçekleştirilen yayında, yerel seçimler, Suriye’deki gelişmeler başta olmak üzere Avrupa Birliği, ABD ve Rusya ile ilişkiler, Mısır ve Venezuela’da yaşananlar karşısında uluslararası toplumun tutumu, terörle mücadele, ekonomi ve yeni askerlik sistemi, tanzim satışlar gibi konulardaki soruların cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu. 

Programın başında kendisi için hazırlanan videoyu izleyen Erdoğan, “Beni duygulandırdınız” diyerek hayat serüvenini anlattı. Erdoğan, “Doğduğum yerden arkadaş çevrem, bizim o dönemlerde imam hatip mezunları direk üniversiteye girme imkanına sahip değildi. Lise fark imtihanına girip bir üniversiteye geçme imkanınız vardı. Ben de Eyüp Lisesinde lise fark imtihanına girdim. Biz imam hatipte okuduğumuz derslerden bir de Eyüp Lisesinde fark adı altında bir imtihana girdik. Ondan sonra üniversite hayatımız başladı. Marmara Üniversitesi İktisat ve Ticaretten mezun olduk. Bu arada sürekli olarak STK’larda görevim var. Parti gençlik kollarından sonra ana kademeye geçme oldu. Devam eden bir siyasi süreç oldu. İstanbul’da 1985 yılında il başkanlığı görevine geldim. O zaman Refah Partisi dönemi. O süreç İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum ana kadar devam etti. Belediye Başkanı olduğumdan itibaren renkli bir hayat cezaevine giren kadar devam etti. Cezaevinde 4,5 ay yattık, çıktıktan sonra partimizi kurduk. 16 ayda tek başımıza iktidar olduk. Yüzde 34,4 gibi bir oy ile parlamentoya iki parti girdik o zaman. Bu bize parlamentoda yüzde 63 gibi bir milletvekili sayısını getirdi. Böyle bir mücadele ile geçen bir süreç oldu. Bu sürecin içinde babamın vefatı 1987, ama siyasi hayatımızın içinde devam ederken bu oldu. Ardından validemin 2011’de vefatı var. Bütün bu süreç içinde bir taraftan evliliğim, diğer taraftan amatör kümede futbol oynuyorum. Futbola imam hatip de okurken Camialtı’nda amatör kümede başladım. 6 yıl orada oynadım. Oradan İETT’de devam ettim. 7 yıl devam eden bir süreçti. Bir darbe girişimi olduktan sonra oradan ayrılıp bu defa özel sektöre geçtim. Özel sektörde çalışmaya devam ettim. Bir taraftan ekmek mücadelesi, bir taraftan siyasi mücadelemiz. Çocuklar ailemin en büyük zenginlikleri olarak geldiler. Biz 3 derken boşa demedik, o zamana dayanıyor. Rabbim bizlere 4 evlat nasip etti. Eşimle beraber yavrularımızı büyütmenin mücadelesini verdik. Siyasi mücadelede de benim Beyoğlu seçimleri var ki, o renkli bir dönemdir. Beyoğlu Belediye Başkan adaylığı. Onun unutulması mümkün değil, çok farklıydı, dönen dolaplar falan. Orada da sayım tutanaklarının birleştirilmesinde bir oyun oynandı, o birleştirme zaptında rakamlar üzerinde, orada 1 rakamı silsen, sildiğin anda sayı binler olarak düşüyor. Bunu biz gözlerimizle yakaladık. O zamanki ilçe seçim kurulu başkanının önüne bunları getirdik ama dinlemedi. Okulun üst katında maalesef masa kurulmuş. Orada da meşru olmayan şeyler yapılıyor, alkol alıyorlar. O halleri ile seçimi yönetmeye kalkıyorlardı. Bende orada ‘siz bu alkolik halinizle mi burada adil bir seçim yöneteceksiniz’ dedim ve ayrıldım oradan. Bize daha sonra bir dava açma yoluna gittiler. Bize bir tutuklama kararı çıktı. Bundan dolayı 1 hafta cezaevinde yattım Bayrampaşa’da. Daha sonraki mahkemelerde çıktık ve ondan sonraki süreçte kararlı bir şekilde devam etti. Hepsi bizim için birer ibret vesilesiydi. Bu neyi getirdi, 89 Beyoğlu seçimindeki bu durumlar 94’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını getirdi. Bunlar benim unutamadığım anılardır. O yolda benimle beraber olup artık ebediyete uğurladığımız dava arkadaşlarım. Benim yanımda onların istisna yerleri vardı. Allah onlara rahmet etsin. Geceleri geç saatlere kadar benimle beraber dolaşırlardı. Şuanda onlar hayatta değil. Böyle bir serüveni onlarla yaşadım” açıklamasında bulundu. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Devlet Başkanı Şevket Mirzayev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de doğum günü için aradığını belirten Erdoğan, bu görüşmeler esnasında ülkelerin ilişkilerini de görüştüklerini kaydetti. Erdoğan, yarın da kutlama için bazı devlet başkanlarının arayacağını belirtti. 


“Nihai karar YSK’nındır” 
 

Diğer parti liderlerinin henüz sahaya çıkmamasını değerlendiren Erdoğan, “Herhalde onlar da kendilerini bu şekilde hazırlıyorlar. Kendilerine olan güvenleri pek araziye çıkmalarını gerektirmiyor. Kendi partilerinin içindeki birçok sıkıntıları olabilir, onları aşamamış olabilirler. Bazı yerlerde adaylıkları iptal edilenler var. Bunlar bir şeyleri gösteriyor. Benim partimin içinde böyle bir sıkıntı söz konusu değil” dedi. 

MHP Lideri Bahçeli’nin kendisini doğum günü için kutladığını, bunun da ne denli bir dayanışma içinde olduklarını gösterdiğini, Cumhur İttifakı’nda da her şeyin yolunda gittiğini söyledi. 

İYİ Parti Mersin Belediye Başkan adayının başvurusunun geç kalmasını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şimdi de YSK’ya müracaat etmişlerdir. Nihai karar YSK’nındır” diye konuştu. 


“Meydanlar benim için en büyük anket” 
 

Anketlere neden güvenmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, “Anketlerde ciddi manada manipülasyonlar var. 1989’da Beyoğlu’nda belediye başkanı adayı olduğum zaman bir anket ekibi kurmuştum. Anbean takip ederdim. Başarılı bir anket çalışması yapan parti olduk. Fakat son dönemlere gelince, bu işte biz sadece bir anket firması ile çalışmayız, en az 3 anket firması ile çalışırız. Fakat neticeler bir geliyor ki, hiç biri birbirini tutmuyor. Bu seçimlerde marka şirketle çalışmaktan çok bu çalışmamızı yürütüyoruz. Güven noktasında güven vermiyor. Birini diğeri ile çek ederken açık ara tutarsızlık var. Meydanlar benim için en büyük anket” şeklinde konuştu. 

“Kendisi ile ilgili soruşturma açıldı” 
 

Beka sorunu ile ilgili eleştirilere de cevap veren Erdoğan, “Demokrasi bizim sistem olarak şuanda uygulama alanımızı oluşturuyor. Beka sorununu biz sadece genel seçimlerde değerlendirip ele alamayız. Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur. Bizim yereldeki beka sorumuzun neticesi 31 Mart’tır. Birileri onu sulandırarak bizim beka sorunu diye baktığımız, ülkemizin geleceğine yönelik, örneğin Güneydoğu’da, Doğu’da, YPG-PYD bütün bunlarla verdiğimiz mücadele bir beka sorunu değil midir? 15 Temmuz’da yaşananları bunlar unuttular. PKK’lıların kazdığı çukurları nasıl unutturacaklar?” ifadelerini kullandı. 

Kayyumların yaptığı çalışmaları anlatan Erdoğan, bölgede yaşayan insanların memnun olduklarını söyledi. Erdoğan, “Bu kayyumlar olmasaydı oralarda insanca yaşama erdemine Kürt kardeşlerim ulaşamayacaktı. Bunlar uzaktan kumandalı bir şekilde Kürt kardeşlerimizi tehdit edecekler. Çıkmış televizyondan konuşuyor, eşbaşkan, Kürdistan’dan bahsediyor. Bu adama verilecek bir cevap var, Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı. Suç duyurusu kesinlikle yapıldı. Ondan sonra niye böyle oluyor? Sen nasıl olur da benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, buyur oraya git. 780 bin kilometre kare ile bu ülke Türkiye’dir. Sizin bu ülkeyi bölmeye hakkınız yok. Çukurlar açtınız biz de sizi çukurlara gömdük. Bu sabah 7 tane terörist yakalandı. Bu emniyetimizin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Takip edilenler bunlar” açıklamasında bulundu. 

“Senin şuanda yakaladığını ben o zaman unutmuştum” 

 

Ankara, İstanbul ve İzmir’deki seçim yarışını değerlendiren Erdoğan, “Ankara’da çok deneyimli bir adayımız var. Kenarda köşe görev yapmış birisi değil. Başkente çok donanımlı bir ismin olması gerekiyordu. Dedik ki Ankara’ya Mehmet Özhaseki kardeşimiz yakışır dedik. Şuanda yaptığımız incelemelerde öne çıkmış vaziyette. Seçim yaklaştıkça Mehmet Bey bu işe ağırlığını koymuş vaziyette. Yaptığım ilçe mitinglerinde bunu gördüm. İstanbul’da şuanda Binali Yıldırım be var. Bu emaneti biz CHP’den devraldık. Şimdi de Binali Bey Türkiye’de en uzun dönem Ulaştırma Bakanlığı yapan arkadaşımız, başbakanlık ve Meclis Başkanlığı dönemi oldu. Binali Beyin tecrübesi çok farklı. Karşısındaki adayın böyle bir deneyimi söz konusu değil. Marmaray, Avrasya, üçüncü köprü, üçüncü havalimanında emeği var. Olayı büyük düşünmeye mecburuz. Büyük düşündüğümüz zaman karşısına çıkartılan adayların İstanbul gibi bir şehirde böyle bir misyonunun olması mümkün değil. Çıkmış diyor ki, ‘Erdoğan İstanbul’a aday olduğu zaman ne tecrübesi vardı?’ diyor. Kendine gel. Ben o göreve başladığım zaman siyasette yakaladığım tecrübe, özel sektörde yakaladığım tecrübe, senin şuanda yakaladığını ben o zaman unutmuştum. İstanbul’da ilçe başkanlıklarından tut, il başkanlığını yapmışım, özel sektör deneyimim var, devlet sektörü deneyimim var. Öyle lafla olmuyor. Yalan yanlış şeylerle, dedikodu ile olmuyor. Eserini ortaya koy öyle konuş. Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yapmışsın, ne yaptın onu söyle. Senin kültür merkezin o ilçenin çapında bile değil. AK Partili belediyelerimize bakmadan önce git hangi ilçede ne var ne yok ona bak. Beyefendi belediye başkanı olmadan önce 37 tane vaatte bulunmuş ve sadece 2 tanesini yapmış. Dürüst olacağız. İzmir’e gelenler İzmir’e hizmet etmedi. Körfez kokuyor. Biz İzmir’e belediyesi bizde olmadığı halde İstanbul İzmir bağlantısını yapıyoruz. 3 saat 15 dakikaya düşüyor. İzmir’i Manisa’ya bağladık. Binali Beyi oradan milletvekili, belediye başkanı adayı yaptık. Ama İzmirli seçmedi. Şimdide tecrübeli bir ismi getirdik, Nihat Zeybekçi. Onun da ulusal ve uluslararası bazda ciddi bir deneyimi var. İzmir’e de bu yakışır. İzmir’in pırıl pırıl olmasını istiyorsak İzmir halkının çok daha modern bir yaşama ulaşmasını istiyorsak Nihat Beyin böyle bir görevlendirmeyi İzmir halkından alması inanıyorum ki İzmir’e çok şey kazandıracaktır. Körfez’deki pislikten İzmir’i biz kurtarırız. Kocaeli Körfezi’ni, Haliç’i nasıl kurtardıysak orayı da biz kurtarırız” dedi. 

“Bizde tasfiye olmaz, bayrak yarışı olur” 

 

Mitinglerde söylediği “Beraber yola çıktığımız insanlar bizim trenden iniyorlar, başka trene biniyorlar” ifadesinin hatırlatılması ve yeni bir parti kurulacağı iddialarının hatırlatılması üzerine Erdoğan, “AK Parti olarak biz bu olaya dava olarak bakıyoruz. Sıradan bir parti olayı değil. Ağar bir dava adamıysan bir defa davana ihanetin olmaması lazım. Görev verilir yaparsın, ‘senden alıp bunu başkasına verelim’ dendiği anda burada eyvallah dersin. Sana da başka bir görev verilir. Sürekli olarak CHP’de olduğu gibi çakılı kadrolar olamaz. Liderin görevi satranç oynar gibi, ben hiç satranç bilmem yalnız, bu şekilde yürütülürse bu işte başarı olur. Ayrılanlar oldu. İsim vermeye gerek yok, bir daha onlarla yol yürümek mümkün değil. Biz bunları kovmadık. Bizim tek bir amacımız var, derdimiz millete hizmet. Devam etmek isteyenler bizimle beraberler. Şuanda Meclis Başkanlığına Mustafa Şentop Bey geldi. Binali Bey bakandı, başbakan oldu, Meclis Başkanı oldu, şimdi ‘Binali Bey sen İstanbul’a büyükşehir belediye başkan adayımız olacaksın’ dedim. Sağ olsun, ‘nasıl taktir ederseniz’ dedi. Mustafa Şentop Bey'in yerine Süreyya Bilgiç Bey, onun yerine de Lütfü Elvan Bey'i getirdik. Onun yerine de bir başka arkadaşımı getireceğim. Türkiye siyasetinde bizim partimiz kadar iç hareketliliği olan bir başka parti yoktur. Bizde tasfiye olmaz, bayrak yarışı olur. Parti kuracaklarmış, daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli. Dürüstlük, samimiyet, sadakat çok önemli” diye konuştu. 

“Biz hiçbir zaman vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz” 

 

Tanzim satışları ile ilgili konuşan Erdoğan, “Benim bir tezim var, devletin işi bellidir. Devlet ticarette yer alır diye bir şey ok. Ortaya simsarlar çıktığı zaman bunları tasfiye görevi devletindir. Bizim attığımız adımda aslında ana başlık sosyal devlet sorumluluğunu biz yerine getiriyoruz. Darbecilere biz boyun eğmemiş bir milletiz, domates, biber, bakliyat üzerinden bize kalkıp da operasyon çekmeye kalkanlara karşı bizde tedbirlerimizi almamız lazım. Şimdi biz burada bu müdahaleleri yapmazsak benim vatandaşımın sıkıntısını nasıl gidereceğiz? Aynı şey bakliyatta, o hala inmedi. Pazar fiyatları ile marketler arasında ciddi bir fark meydana geliyor. Anormal bir şekilde fiyatlara müdahale var. Sebze meyve üzerinden ekonomik suikastla karşı karşıya kaldık. Adamı attık bir iki gün içinde fiyatlar düştü. Zincir marketlerde satılan ürünlere kalem olarak baktığınız zaman 300 çeşit ürün var. Bunların kazancı sadece bunlar değildi. Diyorlar ki, ‘siz bizim ekmeğimizle, serbest piyasayla oynuyorsunuz’ diyorlar. Bizi aldatmayın, serbest piyasanın ne olduğunu biz biliriz. Benim alanım ekonomi. Biz vatandaşın günlük ihtiyacını sabote eden, onlara darbe yapanlara karşı bu adımı attık. Biz bu hamle ile üreticinin yanındayız, tüketicinin yanındayız. Burada kaybeden aracılar, simsarlar. Biz hiçbir zaman vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz. Bu iş bitmezse biz bu işi hem ürün bazında hem de 81 vilayete bu işi yaymak suretiyle bu adımı atarız. Milletin ekmeği ile oynayanlara haddini bildirene kadar tanzim satışlarını sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. 

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2019, 09:48
banner179
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER