Diyanet Hilal Görülmedi Tartışmalarına Son Noktayı Koydu

Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından Hilal Görülmesi tartışmalarında dair bir açıklama yapıldı.

Diyanet Hilal Görülmedi Tartışmalarına Son Noktayı Koydu

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU

Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu son dönemlerde Avrupa’da bazı kesimler tarafından dile getirilen ve Müslümanlar arasında huzursuzluğa sebep olan “hilalin Amerika kıtasında görülmesi halinde Avrupa’da yaşayan Müslümanların oruca başlamalarının sahih olmadığı” şeklindeki söyleme cevap olması için bu bildiriyi yapmak zorunda kalmıştır.

Bismillahirrahmanirrahim

Alemlerin Rabbi olan Allah teâlâya hamd, onun kutlu elçisi Muhammed Mustafa (as)’a, âline ve ashabına salat ve selam olsun.

Bilindiği üzere 21-23 Şaban 1437 (28-30 Mayıs 2016) tarihleri arasında İstanbul’da “Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi” düzenlenmişti. Kongreye çeşitli İslam ülkelerinden devlet yetkilileri, Din İşleri Bakanları, fetva meclislerinden müftüler, fıkıh meclislerinin başkan ve genel sekreterleri, doğuda Filipin’ler den Batıda Brezilya’ya kadar azınlık halinde yaşayan Müslümanların temsilcileri ile fakihler ve astronomlardan oluşan geniş bir katılım olmuştu. Kongrenin asıl gayesi Batıda yaşayan Müslümanların pek çok haktan mahrum kalmasına sebep olan, birlik ve sevinci temin etmesi gereken bayramları onlar için hüzün ve ayrılık sebebine dönüştüren kameri aybaşlarının tayini hususunda yaşanan ayrılıkların giderilmesine katkı sağlamaktı.

Bu kongreyi aynı konuda düzenlenmiş diğer kongrelerden ayıran en önemli husus önerilerin ilk defa pratik bir biçimde ortaya konulması olmuştur. Bu bağlamda biri tekli (uhâdî) diğeri ikili (sünâî) olmak üzere iki takvim modeli kongrede katılımcılara arz edilmiş ve her iki takvimin dayandığı şer‘î ve astronomik kriterler izah edilmiştir. Esas itibarıyla her iki takvimin dayandığı şer‘î ve astronomik kriterler aynıdır. Bunlar:

1. Gerek ispat gerekse nefiy açısından astronomik verilerin esas alınması,

2. Hükmî rü‘yetin esas alınması,

3. İhtilafı-ı metali‘e itibar edilmemesidir. İki takvim modeli arasındaki en önemli fark, tekli takvimde hilalin dünyanın herhangi bir bölgesinde görülmesi halinde diğer bölgelerde de görülmüş kabul edilmesi, ikili takvimde ise hilalin Amerika kıtasında görülmeye başlaması durumunda dünyayı Amerika ve diğer kıtalar olmak üzere ikiye ayırması ve ayı birbirini izleyen iki günde başlatmasıdır. Fıkıh ve astronomi alanında uzmanları nezdinde bildiği üzere, hilalin görüldüğü yer bakımından Avrupa kıtası bağlamında iki tasavvur söz konusudur:

1. Hilalin Avrupa’nın doğusundan itibaren görülmeye başlaması: Hilalin, Avrupa kıtasının doğusundan itibaren görülmeye başlaması halinde kameri aya başlama hususunda Avrupa için herhangi bir sorun yoktur. Zira hilal doğudan görülmeye başladığı zaman ilk görüldüğü yerin batısında kalan bölgelerde daha rahat bir şekilde görülecektir. Bu kural ilk dönemlerden itibaren fakihlerin onayladığı kesin bir hükümdür. Hilalin ilk defa Asya’nın doğusundan itibaren görülmeye başlaması halinde netice olarak dünyada kameri aybaşı aynı miladi günde başlamış olacaktır.

2. Hilalin Avrupa’nın batısından, yani Amerika kıtasından görülmesi: Hilalin ilk defa Amerika kıtasından itibaren görülmeye başlaması halinde Avrupa kıtasının tamamında henüz fecir/imsak vakti girmemektedir. Bir başka ifadeyle hilal ilk defa görülmeye başladığında rü‘yet anı Avrupa kıtasında fecirden önceye tekabül etmektedir. Rü‘yetin gecenin uzandığı yere kadarki alana şamil olması halini fakihler “rü‘yetin vuku bulduğu gecenin bir cüzüne iştirak ilkesi مبدأ) .isimlendirirler olarak (” االشتراك في جزء ليلة تمت فيه رؤية الهالل

Fakihlerin büyük çoğunluğunun “ihtilaf-ı metali‘e itibar yoktur” şeklindeki hükümlerine dayanan bu ilke, konu hakkında düzenlenen pek çok uluslararası toplantıda kabul görmüş ve onaylanmıştır. Söz gelimi mevzu hakkında düzenlenen ve sonraki toplantılar için de referans teşkil etmiş ilk kongrelerden biri olan ve Ezher-i Şerif’e bağlı “Mecma‘ el-buhûs el-ilmiyye” tarafından 1966 yılında düzenlenmiş kongrede, bu ilke şu şekilde dile getirilmiştir: “Bir an bile olsa hilalin görüldüğü geceye iştirak eden diğer bir bölge de kameri aya aynı günde başlar. İki bölge arasında mesafenin uzak olması bu hükmü değiştirmez.” 1973 yılında Kuveyt’de düzenlenen kongrede de aynı esas kararlaştırılmış ve İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı Uluslararası Fıkıh Meclisinin 1986 yılında düzenlemiş olduğu toplantıda da aynı ilke benimsenmiştir. Bu kongrede alınan kararlardan birisi şudur: “Hz. Peygamber’in “hilali gördüğünüzde oruca başlayın” şeklindeki hitabının bütün Müslümanlara yönelik umum ifade eden bir nitelikte olmasına binaen, hilal bir bölgede görülmüşse bu rü’yet diğer bölgelerdeki Müslümanlar için de geçerlidir.” 1978 İstanbul Rü‘yet-i Hilal Kongresi ve Avrupa Fetva Meclisinin farklı zamanlarda düzenlemiş olduğu kongrelerde dünyanın tamamı için ihtilaf-ı metali‘e itibar edilmeyeceğine dair alınan kararları da burada anmak gerekir.

HABERLERDEN ANINDA HABERDAR OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Söz konusu ilke bağlamında biri Diyanet İşleri Başkanlığı astronomları diğeri ise Muhammed Şevket Avde’nin çizmiş olduğu aşağıda yer verilen 1439 (2018) Ramazan ayı hilal görülme haritasına şöyle bir bakalım.

Haritalardan anlaşıldığı üzere hilal ilk defa Güney Amerika’dan görülmeye başladığında gece Avrupa kıtası ve hatta Arap yarımadasını kapsayacak şekilde devam etmektedir. Mesela rü‘yet olduğu an Londra’da yerel saat 00:20’dir ve imsak burada 03:32’de olmaktadır. Yine rü‘yet anında Mekke-i Mükerreme’de yerel saat 02:20 iken imsak saat 04:15’de olmaktadır. Buna binaen Avrupa kıtasında yaşayan bir Müslüman Amerika kıtasında hilalin görüldüğüne dair bilgiye gerek astronomik veriler gerekse fiili görme gibi herhangi bir vesile ile ulaştığı an kendi yaşadığı yerde henüz gece bitmemiş, yani fecir/imsak vakti girmemiştir. Fecir/imsak vakti girmeden önce bu bilgiye sahip olmak gündüz oruç tutmayı gerektirir. Bilindiği üzere fakihler, imsak vakti girmeden önce baliğ olan çocuğa, Müslüman olan mühtediye ve hayız hali sona eren kadına o gün oruç tutmayı vacip saymışlardır. Budan hareketle ihtilaf-ı metali‘e itibar edilmeyeceğine hükmeden fakihlerin cumhuru ve yukarıda kararlarına değinilen ve fıkıh meclislerinin görüşlerine binaen, rü‘yet Avrupa kıtasında 16 Mayıs Çarşamba günü imsakten önceye denk geldiği için Müslümanların bugünde oruca başlamaları vacip olacaktır. Dolayısıyla hilalin ilk defa Amerika kıtasından görülmeye başlanması ve Amerika kıtası ile Avrupa arasındaki mesafenin genilişğini dile getirilerek Avrupalı Müslümanların ayın 16’da oruca başlamamaları gerektiğini söylemek fıkhî bakımdan isabetli olmadığı gibi, Müslümanların bu hususta tereddüde kapılmaları da yersizdir.

Rü‘yetin vuku bulduğu gecenin bir cüz’üne iştirak prensibine binaen mesafe uzak olsa da diğer bölgelerde oruca başlanması pratik olarak ikili takvimde de mevcuttur. Şöyle ki ikili takvimin kriterlerine göre hilal Afrika kıtasının en batısından görülmesi halinde rü‘yet mahallinin doğusunda kalan yerler de aya başlamaktadır. Yani burada vuku bulan rü‘yet, Avusturalya kıtası, Endonezya ve Malezya için de geçerli sayılmaktadır. Dolayısıyla bu esası tatbik etmiş olması bakımından tekli takvim ile ikili takvim arasında bir fark yoktur.

Burada önemli olan kameri aybaşlarını belirleyen resmi bir otoritenin bulunmadığı ve bu işi her cemaat ve cemiyetin bizatihi deruhte ettiği Batıda Müslümanların birliğini temin etmek, oradaki Müslümanların aynı günde oruca başlamaları ve aynı günde bayram etmelerini sağlamaktır. 2016 Mayıs’ında düzenlenen “Uluslararası Hicri Takvim Birliği Kongresi”ne katılan ve içinde hicri takvim yapıcıların da bulunduğu astronom ve fıkıh alanında uzman ilim adamlarının ikrar ve itirafı ile tekli takvimde herhangi bir problem bulunmamaktadır. Nitekim tekli takvim bu özelliğinden ve Müslümanların birliğini temin etme noktasındaki meziyetinden dolayı kongre katılımcıların çoğunluğu tarafından daha uygulanılabilir kabul edilmiştir.

Son olarak Din İşleri Yüksek Kurulu bu mülahazaları serdederken önümüzdeki Ramazan ayı münasebetiyle bütün Müslümanları kutlar, bu mübarek ayın bütün Müslümanlara hayır ve bereket getirmesini ve gök kubbe altında acı ile inleyen bütün mazlumların kurtuluşuna sebep olmasını Yüce Allah’dan niyaz eder.

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Dr. Ekrem Keleş

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2018, 18:17
YORUM EKLE
YORUMLAR
Haci
Haci - 1 hafta Önce

Sunneti terk et. Ilim altında yalan haber yap. Sonrada adi fıkıh olsun. Madem dogrusunuz. Hacdada uymasaniz ya.

Hilsl görülmedi
Hilsl görülmedi - 1 hafta Önce

Hilal görülmedi. Son noktayı koydu. Bu sizin başlık. Ama yazıda sadece, niye bu karar verildiği yazılmış. Hilal güney amerikada görünmediğine değinmiyor.

Ilim?
Ilim? - 1 hafta Önce

EEE, güney amerikada hilal görülmedi, simdi ne yapicaksiniz. Sahih hadisleri terk edip rey üzere karar alirsaniz, Allah cc sizi böyle rezil eder.

Gözcü?
Gözcü? - 1 hafta Önce

Bir theorie üzerine yola cıkılıyor. En azından biraz olsun hadislere uyup, güney amerikaya hözcü koyun. O haber verince millete imsak vakti haber verin.

Güney amerikada hilal görünmedi. Gidilen yol doğrumu?

R.Çalışkan
R.Çalışkan - 2 hafta Önce

Işte ilim, fıkıh denilen islami displin budur.İslami ilimler ehlinin elinde ve dilinde değer kazanır hizmet Verir.Başkanlığımızın Din İşleri Yüksek Kurulu Hocalarımza Ekrem Keleş Hocamızın Şahsı manevisinde tebrik ve teşekkür ediyorum.Buradaki gibi Islami konularda ileri geri konşanlara meydanı boş bırakmamak için,farklı anlayışların ve oluşumların oluşmasının önüne geçmek için anında cevap verilmesi bizleri ziyadesiyle sevindirmektedir.sağolunvarolun.

SIRADAKİ HABER