MBSTS SINAVI GENEL NOTLARI

MBSTS Genel notları hazırlanmıştır.

MBSTS SINAVI GENEL NOTLARI

AŞAĞIDAKİ YAZILAN NOTLARI İNDİRMEK İÇİN YAZININ EN SONUNDAKİ İNDİR BUTONUNU TIKLAYINIZ.

MBSTS GENEL NOTLAR 

• Normal şartlarda abdesti bozmadığı halde namaz içersinde yapıldığında hem abdesti hem namazı bozan şey;

Kahkaha ile gülmektir
• Diş fırçalama veya sert, katı bir yiyecek yendiğinde ağızdan gelen kanın durumuna bakılır. Eğer Kan, tükürüğün yarısından fazla ise abdest bozulur.

Yarısından az ise bozulmaz
• Namazda kişinin sadece kendisinin duyacağı kadar gülmesi

sadece namazını bozar
• ‘Şek ile yakin zail olmaz’= (Şüphe, kesin olduğu bilinen (yakin) şeyi iptal etmez). Buna göre; Abdestli aldığını hatırladığı halde abdestini bozduğunu hatırlamayan kimsenin abdesti geçerlimidir?

Geçerlidir. Aynı şekilde abdestini bozduğunu hatırladı halde abdest aldığını hatırlamayan abdestsiz sayılır
• Kader asla değişmez; ancak kaza değişebilir
• Abdestli olan adamın mesh süresi dolarsa abdesti bozulmaz, sadece meshi bozulur. Bu durumda mestleri çıkarır ve ayaklarını yıkayarak abdestini tamamlamış olur.
• Özür sahibi kişi aldığı abdestle sadece o anki vaktin farz olan namazını kılabilir. Diğer namaz vakti için yine abdest alması gerekir. Ancak bu nafile namazlar için geçerli değildir. Dilediği kadar nafile kılabilir.


• Teyemmüm abdesti Hicri 6.yıl Ben-i Mustalik Gazvesinde meşru kılınmıştır. Kur’an-da Nisa Süresi 4/43. Ayet ve Maide Süresi 5/6. Ayette anlatılır.
• Teyemmümde suyu araştırma mesafesi 1 mil-yaklaşık 1660 metredir.
• Kadınlar özel hallerinden sonra namazını kaza etmez; ancak orucunu kaza ederler.
• Cenazeye gusül abdesti aldırmanın hükmü Farz-ı kifayedir.
• Ezanın hükmü Sünnet-i müekkededir. Vaktinden önce okunan ezan iade edilir. Ezanı okuyan kişi; Akıllı-baliğ-erkek olmalıdır. Kadının ezan okuması mekruhtur.
• Namaz kılacak kişi kıbleyi araştırıp soruşturup namazını kıldı ise ve sonradan kıblenin o taraf olmadığını öğrense tekrar namazını iade etmesi gerekmez. Ancak kıble istikametini araştırma yapmadan kendine göre namazını kıldı ise sonradan o yönün kıble olmadığını öğrense namazı iade etmesi gerekir.
• Namazda Fatiha Süresini okumanın hükmü vaciptir.
• Farz namazların 3. ve 4. rekâtlarında Fatiha’yı okumanın hükmü Sünnettir.
• Sünnet namazların, nafilelerin her rekâtında Fatiha süresi okumak vaciptir.
• Zammı sureyi Fatiha’dan sonra okumanın hükmü vaciptir.
• Tadil-i Erkânın hükmü vaciptir.
• Rükû, secde ve intikal tekbirlerinin ve tespihlerinin hükmü sünnettir.
• Secdede alnı ile burnu aynı anda yere koymanın hükmü vaciptir.
• Secde edilen yer ayakları koyduğumuz yerden en fazla 23 cm. yüksekte olabilir.
• Kamet getirmenin hükmü sünnettir.
• Kıyamda sağ eli sol el üstüne koymanın hükmü sünnettir.
• Namazda her rekâtta Fatiha öncesi besmelenin hükmü sünnettir.
• Namazda Fatiha’dan sonra âmin demenin hükmü sünnettir.
• Secdede iki ayağı yere koymanın hükmü farzdır.


• Namazda Ettehıyyatü’yü okumanın hükmü vaciptir.
• Namazda Salli-Barik-Rabbena dualarını okumanın hükmü sünnettir.
• Gündüz namazlarında (öğle-ikindi) kıraati gizli okumanın hükmü vaciptir.
• Namazda kunut tekbirini almanın hükmü vaciptir.
• Namazda kunut duasını okumanın hükmü vaciptir.
• Namazın sonunda selamı önce sağa vermenin hükmü sünnettir.
• Namazın sonunda selam vermenin hükmü vaciptir.
• Cenaze namazında muhazat olmaz.
• Kâbe’de muhazat olmaz.
• Namazda secde ayetinden dolayı tilavet secdesini yapmanın hükmü vaciptir.
• Kabristanda, mezarlıkta namaz kılmanın hükmü mekruhtur.
• İmamın sesli okunan namazlardaki sesli kıraatinin hükmü vaciptir.
• İmamın sesiz okunan bütün namazlardaki sessiz kıraatinin hükmü vaciptir.
• İmama uyan muktedinin imamın kıraatini dinlemesinin hükmü vaciptir.
• Namazın vaciplerinden birini sehven, unutarak, yanılarak terk eden biri sehiv secdesi yapar.
• Namazın vaciplerinden birini kasten terk eden biri namazı yeniden kılmalıdır.
• Namaz kılanın önünden geçmenin hükmü tahrimen mekruhtur.
• Sütrenin hükmü sünnettir.


• Bir cemaatin hepsi aynı namazı kazaya bırakmış olsalar bu namazı cemaatle kılabilirler.
• Amentü de belirtilen esasların 6 tanesinden 5 tanesi kuranda zikredilmiş bir tanesi bunlarla birlikte kuranda zikredilmemiştir. Bu zikredilmeyen esas kadere iman esasıdır.
• Hz. peygamberimize gelen vahyin en ağır şekli olan ve içinde tehtit ve korkutma olan ayetler çıngırak sesi şeklindeki vahiyle gelmiştir.
• Dinden çıkana mürted denir.
• Cebrail, Peygamberimize insan kılığında gelip ashaptan Dıhye adındaki kişinin şeklinde bürünmüştür.
• İyi ve kötü amelleri eşit olan veya küçükken ölen müşrik çocukları Araf denen yerde bekleyecekler ve daha sonra cennete gireceklerdir.
• Cennetliklere hizmet etmek için yaratılmış, ölümsüz gençlere Vildan adı verilir.
• Hz. Rasulullah’ın muttali olduğu her hangi bir olay ve uygulamayı sözle tasdik etmesi veya sükutla tasvip etmesine Takriri Sünnet denir.
• Aklın, yalan üzerinde birleşmelerini adeten mümkün görmediği raviler topluluğunun, her nesil de kendileri gibi topluluktan alıp naklettiği işitme ve görmeye dayanan hadis çeşidine Mütevatir hadis denir.
• Adalet ve zabt sahibi ravilerin muttasıl senetle rivayet ettikleri şaz ve muallel olmayan hadise Sahih hadis denir.


• Akait sahasından Hz. Peygamberin ve ashabının sünnetini terk ederek, onların izledikleri yoldan ayrılan, İslam ümmetinin çoğunluğunu, yani ana gövdesini oluşturan ehli sünnete muhalefet eden mezhep ve gruplara verilen ad, Ehli bid’at kelimesidir.
• İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin asıl adı Numan bin Sabittir.
• İmam Şafii’nin tam adı Muhammed b.İdris eş-Şafiidir.
• Fıkıh usulünde, belirli bir meselede birden fazla ictihadi görüşü (iki farklı hükmü) birleştirerek uygulamaya verilen ad,Telfik’tir.
• Âlemin ve âlemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu şeklinde İfade edilen Allahın varlık deliline İmkân delili denir.
• Yüce Allah’ı tespih ve anmakla görevli olan melekler,;Mukarrebun ve İlliyyun’dur.
• Ahd-ı Atik ve Ahd-ı Kadim olarak da bilinen kutsal kitap Tevrat’tır.
• Kader; ALLAH ü Teâlâ’nın ezelden ebede kadar olacak her şeyi, zamanını, yerini ve niteliğini önceden bilmesi ve takdir etmesidir. Alın yazısıdır.


• Rıdvan adlı meleğin görevi Cennet bekçiliğidir.
• Malik adlı meleğin görevi cehennem bekçiliğidir.
• İnanç konusunda Ashab-i Kiram ve tabiunun görüşlerini benimseyen fıkıh bilginleri ile hadis alimlerin oluşturduğu ekole Selefiyye adı verilir.
• Kur'an-ı Kerim’in Mushaf haline getirilmesi çalışmalarında kurulan komisyona başkanlık yapan sahabi Zeyd b. Sabit’tir.
• Ahirette hesap görüldükten sonra herkese yaptığı iyilik ve kötülüğü bildirmek üzere, keyfiyeti Allah tarafından bilinen bir terazi kurulur. Bu teraziye mizan denir.
• Ehl-i sünnet mezhepler açısından, Selefiyye, Maturidiyye, Eş’ariyye olmak üzere üç gruptan oluşur.
• İtikat konularında yoruma gitmeden ayet ve hadisleri olduğu gibi kabul edip tevile, yoruma gitmeyen mezhebi ekol Selefiyye’dir.


• Amelde Hanefî olanlar, itikadda Maturidi Mezhebini benimsemişlerdir.
• Dini hükümlerin kaynağı: Kitap, sünnet, icmâ ve kıyastır.
• Namazda boynu çevirerek sağa sola bakmanın hükmü mekruhtur.
• Namazda göğsünü çevirerek sağa sola bakmak ve dönmek namazı iptal eder.
• İnsanın on beş gün dolmadan ayrılmak üzere bulunduğu yere vatan-ı süknâ denir.
• Bir kimse seferî olduğu müddet içerisinde kılmadığı namazları yolculuk tamamlanıp evine döndükten sonra yine iki rekât olarak kaza eder.
• Seferî olan kimse, seferî olmayan bir imama uyarsa, namazı imamla beraber dört rekât kılar.
• Bozulduğunda kefareti gerektiren yemin çeşidine Yemin-i Münakide denir. Kefaret olarak 3 gün oruç tutulur.


• İslam tarihinde inşâ edilen ilk mescit, Küba Mescidi’dir. Hicret esnasında yapılmıştır.
• Adak orucu ile bozulan nafile oruçları kaza etmenin hükmü vaciptir.
• Hac esnasında Arefe günü Arafat’da öğle ve ikindi namazlarının birleştirilerek öğle vaktinde kılınmasına Cem-i Takdim; Müzdelife’de akşam ve yatsı namazlarının birleştirilerek yatsı vaktinde kılınmasına da Cem-i Tehir adı verilir.
• Hz. Peygamberimizin altı çocuğu Hz. Hatice’den; oğlu İbrahim de Hz. Mariya’dan doğmuştur.
• Mesh müddeti, abdest aldıktan sonra metlerin ayağa giyildiği andan itibaren değil, abdestin ilk bozulduğu andan itibaren başlar.
• İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye göre kurban kesmenin hükmü vacip; diğer mezheb imamlarına göre ise sünnettir.


• İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmaya İcmali iman denir.
• Delillere dayalı olmaksızın sadece çevrenin telkini ile meydana gelen ve adeta kişinin İslam Toplumunda doğup büyümüş olmasının tabii sonucu olarak gözüken imana Taklidi iman denir.
• insan hayatı ve diğer canlılar için belirlenmiş sureyi ve bu surenin sonunu ifade eden kelimeye Ecel denir.
• Nefes alışımız,kalp atışımız, midemizin sindirimi gibi zorunlu ve refleks hareketlerimizin oluşturduğu fiillere Izdırari fiiller denir.
• Haram olan bir şey,onu kazanan kul için rızık sayılır. Fakat Allah’ın haram olan rızkı kulun kazanmasına rızası yoktur.
• Yaratıldığı tabii halini koruyan,mahiyetini değiştirecek başka maddeler karışmamış suya Mutlak su denir. 
• Küçük abdest bozduktan sonra idrar yolunda kalabilecek idrar damla ve sızıntılarının tamamen kesilmesi için bir sure bekleme,bundan sonra vücuttaki idrar sızıntılarını tamamen temizleme işlemine İstibra denir.
• Abdestsizlik ve cünüplük gibi hükmi kirlilikten temizlenmeye hadesten taharet denir.
• Beden, elbise ve namaz kılınacak yerde bulunan, namaz ve benzeri ibadetlerin sıhhatine de engel olan hakiki pisliklerden temizlenmeye necasetten taharet denir.
• Ağır sayılan necis madde eğer katı ise yaklaşık 3.5 gram kadar miktarı ve fazlası vücut, elbise ve namaz kılınacak yerde bulununca namazın sıhhatine engel olur. 
• Ağır sayılan necis madde eğer sıvı ise avuç içi ayasını kaspsayacak miktarı ve fazlası vücut, elbise ve namaz kılınacak yerde bulununca namazın sıhhatine engel olur.

banner178
• Rahim içi damarlardan hayız ve nifas hali dışında ve bir hastalık veya yapısal bozukluk sebebiyle gelen kana İstihaze-özür kanı denir.


• Cünüp olan kimse teyemmüm yaptıktan sonra abdesti bozan bir durum meydana gelse, yalnız abdesti bozulmuş olur, cünüplük hali geri gelmez.
• Yatsı namazından sonra kılınan vitir namazı ile bayram namazları vacip namazlardandır…
• Bir farz namazın vakti içinde kılınmasına eda vaktinin çıkmasından sonra kılınması da kaza denir.
• İmama namazın başında değil, birinci rekatın rukuundan sonra uyan kimseye Mesbuk denir.
• İmamla birlikte namaza başlayıp,bir durum sebebiyle namaza ara vermek zorunda kalan ve namazın bir bölümünü imamla birlikte kılamayan kimseye Lahik denir.
• Namazı tamamen imamla beraber cemaatle kılan kimseye Müdrik denir.
• Kadınların cemaatle namazdaki saf düzeni ve erkeklerde aynı safta veya hizada olması,ilmihalde Mubazahatun-nisa terimiyle ifade edilir.
• Kur’ an okurken çeşitli sebeplerle okuma hataları ve dil sürçmesi fıkıh terminolojisinde Zelletü’l-Kari denir.


• Abdesti sıkışık olduğu halde namaz kılmak mekruhtur.
• Secdede 3 defa “Sübhane rabbiye’l-a’la” demek sünnettir.
• Namaz esnasında avret mahallinin, kişinin iradesi dışında açılması ve açılan uzvun dörtte biri kadar ve “sübhanellahi’l- azim diyecek kadar bir süre açılırsa namaz bozulur.
• Farz namazların ilk iki rekatında,vacip ve nafile namazların her rekatında fatihadan sonra bir sure veya buna denk düşecek bir veya birkaç ayet okumak vaciptir.
• Farz namazların başında ve sonunda kılınan sünnet namazlara Revatib sünnetler denir.
• İslam tarihindeki ilk cuma namazı Medine yakınlarındaki Ranuna vadisi’nde kılınmıştır.
• Ebu Hanife’ye göre Cuma namazında imam hariç en az 3 kişinin bulunması şarttır.
• Şafii mezhebine göre vitir namazının hükmü sünnettir.
• Hanefilere göre seferi iken dört rekatlı farz namazların iki rekat olarak kılınmasının hükmü vaciptir.
• Güneş tutulması esnasında kılınan nafile namaza Küsuf namazı denir.
• Hanefilere göre, bayram namazı hutbesi sünnettir. Cuma namazı hutbesi farzdır.
• Hanefilere göre sehiv secdesinin hükmü vacip; şâfiilere göre ise sünnetttir.
• Cenazenin tabuta konulup musallaya ve oradan da kabristana taşınmasına Teşyi denir.
• Ölü yıkanıncaya kadar yanında seslice Kur’an okumanın hükmü mekruhtur.
• Güneşin doğması, batması veya zevale yaklaşması hallerinde cenaze namazı kılınmasının hükmü mekruhtur.


• Kefenin baştan ayağa kadar uzanan, baş ve ayak taraflarından düğümlenen parçasına Lifafe denir.
• Erkek mi kadın mı olduğu anlaşılmayan Hüsna-i müşkil denilen kimse ölünce yıkanmaz, teyemmüm ettirilir. Kefenlenmesi ise kadın olarak yapılır.
• Bir kimse Fatiha’dan sonra ne okuyacağını düşünürken bir rüku eda edecek kadar vakit geçse sehiv secdesi gerekir.
• Dört rekatlı farz namazlarda birinci oturuşta teşehhütten sonra “Allâhümme salli alâ Muhammed” dense bu durumda Sehiv secdesi lazım gelir.
• İmam namazda gizli okunacak yerde açıktan, açıktan okunacak yerde de gizliden okursa Sehiv secdesi gerekir.
• Oruç, hicretin 2.yılında farz kılınmıştır.
• Cennet’te sadece oruç tutanların gireceği kapının adı Reyyan kapısı’dır.
• Başlanmış nâfile bir orucun bozulması durumunda bunun kaza edilmesinin hükmü, Hanefilere göre vaciptir. Şafilerde gerekmez.


• Bir mescidde ibadet niyetiyle ve belirli kurallara uyarak inzivaya çekilmeye itikaf denir.
• Kişinin, olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesine adak denir.
• Adak orucunu tutmanın hükmü vaciptir.
• Ebû Hanife’ye göre, iğne yaptırmak orucu bozar.
• Güneşin battığı zannedilerek iftar ederken, güneşin henüz batmadığı anlaşılsa, bu durumda sadece kaza gerekir.
• Ramazan bayramının ilk gününde oruç tutmak haramdır.
• Kurban bayramının ilk dört gününde oruç tutmak haramdır.
• Hayız ya da nifas hallerinde kadınların oruç tutmaları haramdır.
• İslâm hukûkunda zenginliğin ölçüsü sayılan miktara ve alt sınıra Nisap miktarı denir.
• Havaic-i asliyye tabiri, temel ihtiyaç maddeleri anlamında kullanılmıştır.
• Vacip olan itikaf bozulursa kazası gerekir. Bozulan gün adetince itikaf kaza edilir.
• Zamanı sınırlanmamış olup girilen itikafta itkafı bir gün bile bozsa tüm itikafı bozulur.Hepsini kaza etmesi gerekir; ancak zamanı sınırlanmış itikafta bozulan gün sayısınca kaza edilir.

 


Araf: Dağ ve tepenin yüksek kısımları” anlamına gelir. Cennetle cehennemin arasında bulunan surun ve yüksek kısmın adıdır.
Kaza: Kaderin zamanı gelince ALLAH tarafından tahakkuk etmesidir.

Özür; Abdesti bozan ve bu halin devamlı olan beden rahatsızlığına denir. Müddeti bir namaz vakti hiç kesilmeden devam etmesidir.
Evvabin namazı: Tevbe eden ve Allah’a sığınanların namazı demektir.
Mazmaza; Gusül abdestinde ağzı boğazın girişine kadar gargara ile yıkamaktır. Yani ağız çalkalamakta aşırı titizlik göstermektir...(guslün farzlarından)…

İstinşak; Gusül abdestinde burnumuzu genize su gidip yanıncaya kadar su ile temizlemektir…(guslün farzlarından).
Kendisine gusül gereken kişiye yasak olan şeyler;
1-Namaz kılamaz…2-Kur’an-a el süremez…3-Kur’an okuyamaz…4-Camiye giremez…5-Kabe’yi tavaf edemez.

Cenaze namazı da mekruh olan 3 vakitte kılınmamalıdır. Bunlar;
1-Güneş doğarken…2-Güneş tam tepede iken (zeval)…3-Güneş batarken.

İma ile namaz; Ayakta duramayanın, oturduğu veya yattığı yerde namazını hafifçe başını öne eğmesiyle kılmasıdır. Secde için başını rükûdan biraz daha fazla eğerek bunu yapar. Oturarak namaz kılamayan yatarak ayaklarını kıbleye doğru uzatarak ima eder. Başını oynatamayacak kadar hasta olan, felç olan vs. göz iması ile namaz kılamaz.
Bayılan kişinin namazlarının kazası; Bir günden az ise ayıldığında kılamadığı namazlarını kaza yapar. Daha fazla baygın durmuş ise kazaya gerek yoktur. Örn; Uzun süreli komada kalan kişinin namazları bu hükümdedir.


Tadil-i Erkân; Namazda rükû, secde ve bunlardan kalkışta vücudun sükûnet bulmasıdır.
Müdrik; İmama namazın başından beri uyup onunla namazı tamamlayan kişidir.
Mesbuk; İmama birinci rekâttın rükûundan sonra yetişen kişidir.
Lahik; Namaza imamla başlayan ama abdesti bozulup namazdan çıkıp abdestini alıp hiçbir şey konuşmadan tekrar aynı namazını tamamlayan kişidir.
Muhazat; Aynı namazda kadın ve erkeğin cemaatle bir rükün eda edecek kadar yan yana durmasıdır. Kadının yanında ki iki kişi (sağ ve sol) ve arkasında ki bir kişinin namazı olmaz.
Müktedi; İmama uyan kişiye verilen addır.
Mihrabiye; Namaz sonunda okunan mutad aşırlara verilen addır.
Sütre; Namaz kılanın önünden geçene engel olması için önüne koyduğu şeylerdir.
Tekfir: Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkar özelliği taşıyan inanç, söz veya davranışından ötürü kafir saymaya denir.

irtidad: Kişinin kendi irade ve ifadesiyle İslam’dan ayrılması ve hukuk düzeni tarafından da dinden çıkmış sayılmasına denir.

Acbü’z- Zenep; İnsanın tekrar diriltileceği kuyruk sokumu kemiğine verilen addır.
Kebire-(kebair): Büyük günah demektir.
Din; akıl sahiplerini kendi hür iradeleriyle en iyiye, en doğruya ve en güzele ulaştıran ilahi bir kanundur.
Kader; Allah'ın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman ve yerini, niteliklerini ve özelliklerini önceden bilmesi ve taktir etmesine denir.
İcma; Müctehid imamların peygamberimizin ölümünden sonraki her hangi bir çagda dini bir hüküm üzerinde fikir birliği etmelerine denir.
Müfsid; Başlanmış olan bir ibadeti bozan şeye denir.
Müdrik: Namazın her rekatını imamla birlikte kılan kimseye denir.
İstihlaf; Namazda abdesti bozulan imamın, yerine cemaatten birini geçirmesi olayına denir.
Say; Safa ile Merve arsında yedi defa gidip gelmeye denir.
Akika; Doğan çocuk için kesilen hayvana denir.
Udhiyye; Hac ve umrede kesilen hayvanlara denir.
Yemin-i Gamus: Geçmiş veya şimdiki zamana ait bir iş üzerine bilerek yalan yere yemin etmeye denir. Kefareti yoktur. Çok büyük günahtır.
Meyte; Kendiliğinden ölmüş hayvana denir. Yenmesi haramdır.
Takriri Sünnet; Peygamberimizin, bir müslümanın yapmış olduğu bir iş veya söylemiş olduğu bir sözden haberdar olduğu halde, buna karşı ses çıkarmaması ve onu sükûtla karşılamasına denir….
Tevekkül: İnsanın her işinde Allah’a güvenip, kendisine düşeni yaptıktan sonra neticeyi Allah’tan beklemesine denir.
Sahabi: Fıkıh Usulü bilginlerine göre ,Hz.Peygamber’e yetişip ona iman etmiş ve örfen arkadaş denebilecek bir süre birlikte bulunmuş kimseye denir.
Rey: Hakkında açık bir nass bulunmayan fıkhi bir konuda müctehidin belli metodlar uygulayarak ulaştığı şahsi görüşe denir.
İçtihat; Fakihin şer’i-ameli bir meselenin hükmünü ilgili delillerden çıkarabilmek için olanca gayreti sarfetmesine denir.
Azimet; Meşakkat, zaruret ve ihtiyaç gibi arızi bir sebebe bağlı olmaksızın ilkten konmuş olan ve normal durumlarda her bir mükellefe ayrı- ayrı hitap eden asli hüküm demektir.
İstihsan: Müctehidin bir meselede, özel bir delil sebebi ile o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vaz geçip başka bir çözümü benimsemesi, ya da iki farklı kıyas imkanı bulunduğunda ,ilk bakışta dikkat çekmeyen kıyası (kapalı kıyası) gerekçe birliği açısından daha güçlü bulduğu için açık kıyasa tercih etmesine denir.


Kıyas: Naslarda hükmü bulunmayan fıkhi meseleye ,aralarındaki illet birliği sebebiyle,naslarda düzenlenmiş meselenin hükmünü vermeye denir.
İstinca; İdrarın vücuttan iyice çıkmasını beklemek demektir.
Muhtazar; Son nefesine yaklaşmış ve ölmek üzere olan kişiye denir.
İhtilam: Rüyda cinsi manada boşalmadır.


 

DİNİ GERÇEK HABER / ÖZEL

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2018, 08:47
banner179
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet kurt
mehmet kurt - 1 yıl Önce

Allah razı olsun sizlerden sağolun varolun.

SIRADAKİ HABER