ECELİ GELEN NE YAPAR?

EY ZALİM ESAD MESELE BASİT GEBERECEKSİN…

Suriye’de 15 Mart 2011 tarihinde barışçıl eylemlerle başlayan Esad karşıtı gösteriler, geçen 7 yılda, ülke çapında büyük bir yıkıma ve yüz binlerce insanın da ölümüne neden olurken milyonlarca insan da evinden yurdundan olmuştur.

Her şey bir yana evinden yurdundan olan milyonlarca Suriye’li kardeşimiz dünyada mülteci konumuna düşürülmüş, muhannete muhtaç hale getirilmelerinin yanında da ülke ülke sığınacak liman arar hale getirilmişlerdir.

Rahmetli Erbakan hocamız siyasi yasaklı olduğu dönemde bir toplantıda anlattığı fıkra çok hoşuma gitmişti. Bugün zalim Esad rejimi Türkiye Diyanet Vakfı’nın Doğu Guta'daki geçici barınma merkezini vurunca “bu fıkra bu olay için iyi gider” diye düşündüm.

Fıkra bu ya; Bir Amerikan yapımı olan bir filmde, Kızılderililer anlatılmaktadır.  Kızılderililer bir beyazı yakalamışlar. Bir ağaca bağlamışlar. Kızılderililerin reisi bir kayanın üzerinde oturmuş, elindeki piposunu tüttürerek karşıdaki sisli dağı izlemektedir.

Öbür taraftaysa kazanın altındaki ateş harıl harıl yanarken diğer taraftan da içindeki suyu da fokur fokur kaynamaktadır. Ağaca bağladıkları beyazı bir süre sonra fokur fokur kaynayan kazana koyup haşlayıp yemeyi düşünürler.

Bir yandan da “gulu gulu” dediğimiz yamyam dansı da başlamıştır. Artık ölüm saati gelip çatmıştır. Bu tabloyu gören beyaz adam Kızılderili reise yalvarmaya başlar “ne olur beni affet, beni öldürme, beni yiyeceksin de eline ne geçecek, beni serbest bırakıp öldürmezsen sana şunu veririm, bunu yaparım…” diye sayıp döküyor. Ama nafile…

Kızılderililerin reisi hiç istifini bozmadan beyaz adama dönerek “ Mesele basit gebereceksin …” der.

Dünyada hiçbir zalim bu dünyaya kazık çakıp da ölümsüzleşememiştir. Ya eceliyle ölmüştür ya da birileri eceli olmuştur. Bizim bir de güzel bir atasözümüz var, “eceli gelen it, cami duvarına pisler” diye.

Esad koltuğunu garantiye almak için kimlerden yardım istemişti? Hatırlayanınız var mı? Rusya, ABD, İngiltere, İran, Fransa …

Ey Esad, ne kadar çırpınırsan çırpın, kimden yardım istersen iste eninde sonunda GE BE RE CEK SİİİN!

Aynen;

Musa Aleyhisselamı öldürmek isterken Kızıldeniz’de boğularak ölen Firavun gibi,

İbrahim Aleyhisselamı ateşe atmaya kalkan Nemrut’a musallat olan ….

21. yüzyılın Nemrutları ve Firavunları şunu çok iyi bilmeliler ki halkına zulmedenler ancak kendi hazin sonlarını hazırlamaktadır. Sonunda bir topal sinek çıkar eceli olur.

Dünyadaki adalette ne yazık ki değişen hiçbir şey olmuyor. Zalim Hükümdarlar halkına zulmediyor. Öldürüyor, sürgün ediyor, işkenceler yapıyor sonunda da rabbim tabiri caizse ya bir Musa ile ya bir İbrahim ile ya da bir topal sinek ile sonlarını getiriyor.

Ortadoğu’da kravatlı zalim Hükümdarların yaptıkları zulümlere sözde insan hakları savunucuları her ne kadar sessiz kalsa da “zulm ile abad olanın sonu berbat olur” sözü gereği sonları hep aynı hazin son olmuştur.

Allah hesabını yarına bırakıyor ama asla hiç kimsenin yanına bırakmıyor. Kıyamete kadar da bu böyle olacak.

Kalın sağlıcakla….

YORUM EKLE