DOKTORLAR İLAH MI?

Allah’tan başka ilah tanımama, Allah’ı tek İlah ve tek rab olarak kabul etme, İslam inanç sisteminin giriş kapısı ve olmazsa olmazıdır. Bu sisteme göre de Allah’ın tek ilah ve rab olması demek; yaratmada, yaşatmada, sevgide, korkuda, güçte, kuvvette, tapınmada ortaksız olarak tek olarak, inanılan varlık olarak Yüce Allah’ı şeksiz, şüphesiz kabul etmek buna inanmak demektir.

Bu girişi niçin yaptık?

Şunun için; zaman zaman kimi hasta yakınlarının, hastaları öldüğünde ya da iyileşmediğinde doktor ve diğer hastane personeline saldırdıklarını görmekteyiz. Düşünüyorum bu durumun elbette psiko-sosyal açıdan bakılabilecek bir sürü sebebi olabilir. Benim önemsediğim ve dikkat çekmek istediğim yönlerinden birisi ise İNANÇ boyutudur.

Şöyle ki; yaratma ve yaşatma, hayır ve şer her konuda başımıza gelenlerin Allah’tan olduğuna iman etmemiz zorunluluktur. Doktorlar tedavi için yapılması gereken bütün işleri yaptıktan sonra, ötesine güçleri yeten ilahi (tanrısal) varlıklar değildirler. Onların güçleri insan olmaları ile sınırlıdır.

Bu yüzdendir ki; hastalarının iyileşmemesi üzerine doktorlara saldıran, şiddet uygulayan insanlarımızın, eski putperest topluluklardaki şifacı ve büyücülerde var olduğuna inandıkları doğaüstü bir iyileştirme gücünün, doktorlarda da olduğuna dönük inanç ve tavırları sorgulanmalıdır.

Belki de; sağlıkta şiddet eğitimi amacı ile eğitimler planlanmalı bu eğitimlerin içerisinde mutlaka inanç, sabır ve tevekkül eğitimi de olmalıdır. Ayrıca insanların inançlı bireyler olarak yetişmeleri için okul ve ailede yürütülecek eğitimlerin ciddiyetle sürdürülmesi için gerekli çalışmalar da yapılmalıdır.

Zira pozitivist dünya görüşünün sonuçlarından birisi olan dünyevileşme (sekülerleşme) sonucunda, bu olayların arttığını söylemek de yanlış olmayacaktır.

Bu konuda dini, imanı dikkate almadan yapılacak öfke kontrolü, vb. eğitimlerin tek başına yeterli olmayacağını söylemekte bir sakınca görmüyorum.

Ah o eskilerdeki tevekkül!

Eskilerin terbiyesini almış kimi büyüklerimizin, yakınına kalp masajı, elektroşok yapan doktorun çabasının hastayı hayata döndürmeyeceğini anladıklarında ve hissettiklerinde doktora saldırmak bir yana; “bırakın hastayı daha fazla eziyet olmasın kader böyle imiş” diye gösterdikleri muhteşem tevekküle ne kadar muhtacız.

Evet, doktorlar tıbbın eğitimini almışlardır. Kendilerindeki bilgi ve imkânlar nispetinde hiçbir eksiklik bırakmadan yapmaları gerekeni mutlaka yapmalıdırlar. Yani; bir doktor maddi ya da ahlaki hiçbir gerekçe gütmeden bütün hastalar için yapılması gerekeni yapmak, hastayı ve yakınlarını; doğru, tam ve zamanında bilgilendirmek gibi hasta haklarına dair hiçbir şeyi eksik bırakmamalıdır.

Ancak bilinmelidir ki; her şeyi yaptıktan sonra şifa, doktordan değil Allah’tandır. Kaldı ki; meseleyi sadece maddi planda değerlendirsek bile hastanın tedaviye cevap verip vermemesi, kimi zaman hastanın geçmiş yaşantı şekli, beslenme grafiği vb. doktorun müdahil olma imkânı olmayan alanlarla alakalıdır.

Peki ne olsun?

Elbette; devlet sağlıkta şiddetle alakalı hukuki tedbirleri alsın. Ancak bunda da doktora hiçbir şey sorulamaz, yaptıkları sorgulanamaz şekildeki bir durumu ortaya çıkarmasın. Ahlak ve adalet belirleyici ve temel unsurlar olsun. doktorların içinde az sayıda da olsa bulunan, meslek etiğine uygun olmayan davranışlarda bulunanlardan da hesap soracak somut bir mekanizma mutlaka geliştirilsin.

Yine tüm insanımıza inanç eğitimi, tevekkül, öfke kontrolü vb. konularda ciddi eğitimler verilsin. Biz hocalar bu konuda camilerde kürsülerde bu meseleyi hamasetten uzak bir şekilde iyi anlatalım. Hastanelerde yeni yeni göreve başlayan; Manevi Rehberlerimiz daha aktif olsunlar. Bilelim ki bu dünya kimseye kalmaz

Koca Yunus’un dediği gibi;

Hoştur bana senden gelen:
Ya hilat-ü yahut kefen,
Ya taze gül, yahut diken..
Kahrında hoş lutfun da hoş
.

Son söz niyetine; bir tarafta sedye üstünde bile hastaya kalp masajı yapmak için yırtınan bir doktor dualarımıza girerken, diğer tarafta acil polikliniğinde bilgisayardan iskambil oynayan doktor için ise söyleyecek söz bulamıyoruz.

Ancak sopalarla, bıçaklarla hiç de hak etmediği muameleye maruz kalan doktor ve sağlıkçılara yönelik şiddet görüntüleri de vicdanlarımızı yaralıyor.

Şiddetten ve aşırılıklardan uzak duranlardan olalım diye dua ile..!

Vesselam..!

https://osmanhazirhayatadair.blogspot.com/2019/01/doktorlar-ilah-mi.html

Osman HAZIR

07.01.2019

MERSİN

YORUM EKLE