GURUR Rıfat Bozoğlu'nun kaleminden

Rıfat Bozoğlu'nun kaleminden

GURUR Rıfat Bozoğlu'nun kaleminden

GURUR - Gazneli Sultan Mahmud’un Eyaz isminde sadakatiyle meşhur bir kölesi vardı. Ancak padişahın çevresindeki kimseler ona olan yakınlığını ve sevgisini kıskandılar. Onu gözden düşürmek için planlar kurmaya başladılar. Eyaz’ı padişaha şikayet ettiler: “Eyaz’ın sarayda kilitli bir odası var. Altın dolu küpleri ve mücevherlerini orada saklıyor.” Gerçekten de Eyaz’ın sarayda kilitli bir odası vardı. Padişah, odada ne olduğunu merak etti. Bunu iddia eden Bey’e odayı aramasını emretti.

banner178
Bey, gece yarısı adamlarıyla birlikte odanın kapısına dayandı. İçeri girenler sağa-sola bakındılar. Yırtık pırtık bir çift çarık ile eski bir posttan başka bir şey göremediler. Hazineyi gizlemek için altınları yere gömmüştür dediler. Kazma, kürekle odanın her tarafını kazdılar. Tavanı, döşemeyi kaldırdılar, fakat aradıkları hazineyi bulamadılar. Padişah Eyaz’ı huzura çağırdı ve olanları sordu. Eyaz: “Saraya geldiğimde, üzerimden çıkardığım çarığım ile postumu bu odaya asmıştım. Her gün bu odaya uğrar, çarık ve postuma bakarak; “Geldiğin yeri unutup gurura kapılma. İşte çarığın, işte postun diyordum.” diyerek işin aslını anlattı.

Rıfat Bozoğlu'nun kaleminden

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2018, 17:12
banner179
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER