Yaz Kur'an Kursu Öğreticilerine Önemli Bir Tavsiye !

Yaz Kur'an Kursu Öğreticilerine Önemli Bir Tavsiye !

Erhan’cığım, madem sekiz yaşına girdin, işte sana göre bir soru: Hiç düşündün mü, şu gördüğün kar taneleri birbirine yapışsa ve kocaman bir kartopu gibi başımıza düşse ne olurdu?

- O zaman kafamız acırdı baba…

- Peki, sence nasıl oluyor da birbirine hiç değmeden yere iniyorlar?

- Bilmem…

- Çünkü onların her birini bir melek taşıyor da ondan…

- Nasıl yani, biz hiç melek görmüyoruz ki?

- Biz elektriği de görmüyoruz, ama odamızı aydınlatan lambanın arkasında bir güç ve enerji kaynağı olduğunu biliyoruz...

- Elektrik yani... O zaman melekler elektrik gibi bir şey mi?

- Elektrik değil, ama görünmedikleri ve çok güçlü oldukları için onları elektriğe benzetebiliriz. Ancak melekleri Allah’ın koyduğu kanunları evrende uygulayan “görünmez ordu” olarak düşünmek daha doğru.

- Nasıl bir ordu? Kimlerle savaşıyorlar?

- Savaşan değil, Allah’ın emirlerini uygulayan bir iyilik ordusu. Hani okul müdürünüz törende öğretmenler için ‘eğitim ordusu’ demişti…

- Evet, çünkü öğretmenlerimiz bize doğruları öğretmek için çok çalışıyor.

- Öğretmeniniz Dünya'nın Güneş etrafında dönüşünü ve mevsimleri de anlatmıştı, değil mi? Dünya'nın yörüngesinden çıkıp Güneş etrafında daha hızlı döndüğünü, ya da Güneş'e daha çok yaklaştığını hayal edebiliyor musun?

- Hmmm, o zaman mevsimler karmakarışık olurdu. Güneşe çok yaklaşsa Dünya çok ısınırdı, biz de sıcaktan patlardık...

- Demek ki Dünya'mızın Güneş etrafındaki dönüşü Rabb’imizin evrende uyguladığı yasaya bağlı. Biz buna “doğa yasaları” diyoruz. Acaba Dünya'mız akıllı bir varlık olmadığına göre, bu yasaya uygun hareket etmesini kim sağlıyor?

- O zaman Dünya'mızı taşıyan görünmez melek ordusu mu var?

- Doğru! Nasıl kar tanelerini taşıyıp toprağa bereket getiren melekler varsa, Dünya'mızı yörüngesi etrafında taşıyıp bizim dört mevsim mutlu ve sağlıklı yaşamamızı sağlayan melekler de vardır elbette. Dünya'mızın iyiliği için çalışan melekler gibi, senin, benim, hepimizin iyiliği için çalışan melekleri de unutmayalım…

- Nasıl çalışıyorlar bizim için?

- İyilik yapmak isteyen, ya da kötülük yapmaktan vazgeçen kimselerle beraber oluyor, onlar için dua ediyorlar. Hani sen arkadaşına kızınca ona vurmak istemiş, sonra da vazgeçmiştin…

- Evet, beni çok kızdırmıştı ama kızgınlığım geçince vurmak çok saçma geldi bana.

- Senin için “Allah’ım, Erhan’ı öfkesine kapılmaktan koru.” diye dua eden melekler vardı. Yanlıştan vazgeçtiğin için arkadaşınla küsmediğin gibi, yeni melek dostların oldu…

İman esaslarından birisi olan meleklere iman konusunu çocuklarımıza nasıl anlatırız sorusu, her Müslüman ebeveynin aklından geçer elbet. Ancak fizik ötesi âleme ait, soyut varlıklar olan melekleri çocuğun seviyesine uygun kelimelerle anlatabilmek çok da kolay değildir. Yukarıdaki diyalog, bir ebeveynin bu soruya cevap arayışının bir örneği olarak yazıldı. Şimdi bu örneği daha yakından inceleyelim:

Bir çocuğa melek, cin, şeytan, cennet, cehennem vb. soyut varlıklardan bahsedebilmemiz için, çocuğun soyut kavramları algılayabilecek zihinsel olgunluğa erişmesi gerekmektedir. 4-6 yaş döneminde çocuk somut düşünme aşamasında olduğundan, bu konuları anlatmak kafa karıştırıcı olabilir.

Okul çağı dediğimiz 7-8 yaş dönemi çocuğunun zihinsel yeterliliği, soyut düşünmeye adım atacak seviyeye ulaşmıştır. Dinî inancın hikâyelerle şekillendiği bu dönemde çocuğun hayal dünyasında Allah, peygamber, ahiret, melek vb. tasavvurlar, dinî hikâyeler aracılığıyla oluşur. Melekler ile ilgili bilgiyi gerektiği kadar ve hikâye içerisine yerleştirerek anlatmak, çocuğun konuyu kavramasını kolaylaştıracaktır. Bu çağdaki çocuğa melekleri “nurdan varlıklardır, yemezler, içmezler” gibi soyut cümlelerle tanımlamak yerine, tabiatta var olan örneklerden ve okulda öğrendiği bilgilerden örnekler vermek daha doğru olacaktır. Böylelikle çocuk, görünenden yola çıkarak görünmeyen varlıklara dair fikir sahibi olabilir.

Çocuğa verilen örnekler meleklerin yaratılış amacını ve vazifelerini anlatmalı; onların görüntüsü, şekli ile ilgili tasvirler içermemelidir. Seçilen örnekler, melek ile çocuğun kendi dünyası arasındaki bağı ortaya koymalıdır. Bir diğer ifadeyle, meleklerin içinde yaşadığımız evrendeki düzeni sağlaması, kalbimizdeki iyilik duygusunu perçinlemesi gibi vazifelerinin çocuğu ilgilendiren boyutunun altı çizilmelidir. Anne baba, çocuğun sorduğu sorular ve verdiği cevaplardan yola çıkarak neyi ne kadar anlatması gerektiğinin ipuçlarını yakalayabilir. Zira yaşı aynı olsa bile her çocuğun ilgisi, merakı ve anlayış biçimi birbirinden farklıdır.

Yazan  Fatma Yüksel ÇAMUR | Diyanet İşleri Uzmanı

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2018, 10:02

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER
Web Analytics