Kusursuz İslam Kusurlu Müslüman !

Kusursuz İslam Kusurlu Müslüman !

Kur’an-ı Kerim abdestsiz okunmaz diye hiçbir Ayet bulmak mümkün değildir, Allah’ın yüce kitabında!

Bu konuda hadis rivayetleri çoktur; lâkin doğruluk payları ise yok denecek kadar azdır.

Çünkü bu sözlerin Kur’an’da hiçbir karşılığı yoktur.

Kur’an’a arz ettiğimiz vakit karşılığını alamadığımız hiçbir sözün de Peygamber Efendimiz’e ait olduğu düşünülemez!

Bu konuda bize karşı çıkanlara, Cenab-ı Allah, Peygamber Efendimiz’i temel alan En’am Suresi’nin 50′ Ayet’inden şöyle cevap vermektedir:

“De ki: Size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam. De ki: Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?”

Allah’ın söylememiş olduğu herhangi bir şeyi, İslam’a eklemek, Allah adına yalan uydurmak ve Allah’ın adı altında İslam’a zulüm etmek değil de nedir?

Ve Allah, bu taifeye Hud Suresi Ayet 18’den şöyle seslenmektedir:

“Uydurduğu bir yalanı Allah’a isnad edenden daha zalim kim olabilir?Onlar Rab’lerinin huzuruna getirilecek ve şahitler de: “İşte Rab’leri hakkında yalan uyduranlar! İyi biliniz ki Allah’ın lâneti zalimlerin üzerinedir.” diyeceklerdir.”

Asırlardır abdestsiz Kur’an-ı Kerim ele alınmaz diyerek, Kur’an-ı Kerim’i duvarlara ve kütüphanelerin tozlu raflarına hapsetmiş durumdayız.

Bir yakınımız vefat ettiği vakit, bir Kur’an tüccarının cebine üç kuruş koyar, ölünün ruhuna Kur’an okuturuz!

Hâlbuki Kur’an ölüler için değil, diriler için indirilmiş bir hayat rehberidir!

Bir tezat daha bulunmaktadır ki bu da şudur:

İslam coğrafyalarında diriye hadis, ölüye Kur’an okunmaktadır.

Ölünün defteri dürülmüştür. Ona daha yapacak hiçbir şey yoktur!

Bu hayatta iken ne ekmişse, ahiret yurdunda onu biçecektir.

Cenab-ı Allah’ın Yunus Suresi Ayet 44’teki sözü bu noktada devreye girmektedir:

“Allah insanlara asla zulmetmez. Lâkin insanlar kendi kendilerine zulmederler.”

Ayrıca, ölünün ruhuna Kur’an okuyarak, sevabını ona bahşetmek demek, Allah’ın Bakara Suresi 48. Ayet’ini inkâr etmek değil de nedir:

“Kimsenin kimse yerine birşey ödeyemeyeceği, aracılık (şefaat) kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da edilmeyeceği bir günden sakının.”

Şimdi vicdan sahibi olanlara soruyorum:

Kur’an-ı Kerim’i abdestsiz de olsa okumak mı daha iyidir, yoksa o yüce Kitab’ı duvarlara ve kütüphanelere hapsetmek mi?

Kimse burada Allah’ın koymuş olduğu bir kanunu çiğnediğimizi veyahut da Allah’ın sözüne muhalif olduğumuzu düşünmesin!

Bu soruyu sorma amacımız, bu konuda iman etmiş olan insanları mantığa davet etmektir.

Cenab-ı Allah Nahl Suresi 98. Ayet-i Kerime’sinde şöyle buyurmaktadır:

“Kur’an’ı okuduğun zaman , o kovulup taşlanmış şeytandan Allah’a sığın / “Euzü billâhi mine’ş – şeytâni’rrecim”de.”

Cenab-ı Allah’ın Kur’an-ı Kerim okumak için koşmuş olduğu ana şart budur!

Şimdi Allah hükmünü böyle koymuş iken, “abdestsiz Kur’an’a dokunulmaz” demek, Allah harici bir din üretip, Peygamber üzerinden Allah adına yalan uydurup, yalan söz üretmek ve neticesinde Kur’an’ı tozlu raflara hapsetmek değil de nedir?

Aynı zamanda İslam âleminin genel bir kısmının en büyük eksiklerinden bir tanesi de Kur’an-ı Kerim’in mealini okumamaktır.

Daha doğru bir ifade ile belirtmek gerekir ise bazı cemaat ve tarikatların inancına göre, Kur’an’ın mealini okumak, büyük bir günah ve sapkınlıktır.

Çünkü Kur’an’ı okuyup, vicdanına nüfuz ettiren bir şahsiyet, iman etmiş olduğu din hakkında bilgi sahibi olacak, neticesinde tarikat ve cemaat anlayışı kendine taraftar bulamayarak, yok olmaya mahkûm olacaktır.

Kim bu rant kapısının kapanmasını ister ki?

İslam âlemi asırlardır anlamadan Kur’an-ı Kerim’i okumaktadır.

Bu olayı şu şekilde örneklendirebiliriz:

İngilizce bilmeyen bir insana İngilizce bir kitap verip bunu okumasını isteyelim ve okuduktan sonra da bize ne anladığını anlatmasını rica edelim. O insanın bize anlatabileceği bir hiçtir! Çünkü anlamadığı bir dilde okuduğu kitaptan hiçbir şey anlamamıştır. İslam aleminin genel bir kısmının da asırlardır yapmış olduğu budur!

Yapılması gereken ilk iş, bu fikir fukaralığının karşısında kıyam etmektir vesselâm.

Yazının Dibi; İslam kusursuzdur! Kusur, İslam’ı kendi çıkarlarına göre yorumlamaya çalışanlardadır!

Selâm, sevgi ve muhabbet ile…

- Burak Kılıçaslan

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2019, 16:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
hace
hace - 1 hafta Önce

4 mezheb imamindan daha mi iyi kurani ve hadisi şerifleri biliyorsun. Tam bir cahil ilimsiz bir yazı

Ali Arslanoğlu
Ali Arslanoğlu @hace - 1 hafta Önce

Sen ne biliyorsun peki ??

SIRADAKİ HABER